Son güncelleme: 18 Eylül 2026
Ahmet Ulukaya Kimdir?
(Ahmed-i Garibullah)
Ahmet Ulukaya, (Ahmed-i Garibullah), yarım asırdan fazla süredir sohbetleriyle, söz ve şiirleriyle insanları Hakk’a, sevgiye ve kendini tanımaya davet eden bir gönül ve hizmet eridir. Üveysi meşreplidir. Mürşidi kendisidir. Hayatını Kur’an ve Sünnet çizgisinde irfan ve hikmeti halka ulaştırmaya adamıştır.
Ahmed-i Garibullah, tasavvuf öğretisini 20. ve 21. yüzyıla öz ve arı duru bir dille yeniden taşıyan, çağımızın en önemli tasavvuf temsilcisidir. Tasavvufu geçmişte kalmış, eskimiş bir yaşam tarzı olarak gören anlayışı kırmış, insanların bu köklü dünyayla yeniden buluşmasına vesile olmuştur. Tasavvufu merkeze alan sohbetleri ve eserleri, yalnızca bu yola aşina olanlara değil, çağın tüm insanına seslenen evrensel bir dile kavuşmuştur — bu yönüyle O, hem çağın insanı hem de kadim bir öğretinin seçkin bir temsilcisidir.
Bu site, O’nun hayatını, düşüncelerini, şiirlerini, sözlerini, sohbetlerini ve kitaplarını bir araya getiren resmi kaynaktır.
Hayatı
Ahmet Ulukaya (Ahmed-i Garibullah), Tokat’ta doğmuş, gençlik yıllarını Sivas’ta geçirmiş, yarım asırdan fazla süredir sohbetleri ve eserleriyle insanları Hakk’a, sevgiye ve kendini tanımaya davet eden bir gönül ve hizmet eridir.
Kitapları
Hz. Pir yalnızca geniş kitlelere sohbet yapmakla kalmamış, tüm insanların ruhunu ısıtan, zihin dünyalarını besleyen, gönüllerini arındıran şiir, söz ve beyitler yazmıştır. Bu varidatlar kitaplar haline getirilmiştir.
Tasavvuf şiirleri, hikemi beyitler, serbest şiirlerden oluşan kitaplarının yanı sıra irfan ve hikmet yüklü sözlerinin derlendiği eserleri de vardır.
Tasavvuf Şiirleri
Hz. Pir’in yarım asrı aşkın sohbet ve tefekkür hayatından süzülen bu şiirler, insanın kendi özüyle ve Hakk’la olan yolculuğunu anlatır. Kimi zaman bir yakarış, kimi zaman bir öğüt, kimi zaman da coşkun bir aşk ilanı olarak karşımıza çıkan mısralar, zikri, tevhidi, sabrı ve teslimiyeti sade bir dille işler. Her biri, okuyanı bir anlığına da olsa kendi iç sesiyle baş başa bırakan birer davettir.
Hikêmi Beyitler
Hikêmi beyitler, sözün en özlü halidir; az kelimeyle çok şey anlatan, asırlardır süregelen bir geleneğin bu günkü yansımasıdır. Vefadan tevbeye, zikirden nefis muhasebesine uzanan bu kısa kıtalar, okuyanı düşünmeye ve kendine dönmeye çağırır. Her biri, tek başına okunduğunda dahi bir rehber, bir hatırlatıcı olabilecek yoğunluktadır.
Serbest Şiirler
Kimi satırda kendimizle karşılaşır, kimi satırda yanımızdakinin hiç anlatılmamış hikâyesini okuruz. Bu şiirler, görülmeyeni gören, sesi duyulmayanı duyan bir dille yazılmıştır — sıradan insanın, unutulanın, hikâyesiz sanılanın hikâyesidir aslında. Sonuçta hepsi, bir şekilde insana dair anlatılardır.
Düşünceler ve Sözler
Hz. Pir’in bu sözleri, dağınık zihinlere ve yorgun kalplere bir referans, kaybolduğumuzda bir kılavuz, yorulduğumuzda bir destekçidir. Kimi zaman kilitlenmiş bir düşünceyi açan anahtar, kimi zaman kimsenin sormaya cesaret edemediği soruyu soran bir sestir. Sonuç olarak bu sözler, düşünme eylemine bir davettir — aklın onurunu yeniden hatırlatan bir davet.
Sohbetleri
Hz. Pir, yarım asrı aşkın bir süredir halkın içinde, halkla iç içe yaşamış ve öğretmiştir; O’nun için sohbet, kürsüden değil gönülden gönüle akan bir usuldür. Gençlik yıllarından bugüne kadar nice gönlü doyurmuş, nice zihni aydınlatmış, Allah ve Resulullah sevgisini kalplere işlemiştir. Bu sayfada, halkın dilinden aktarılan ve arı duru bir füyüzatın ürünü olan bu sohbetlerden derlediğimiz anekdotları bulacaksınız.

