Son güncelleme: 12 Ağustos 2026
Ahmed-i Garibullah, Ahmet Ulukaya kimdir?
Ahmed-i Garibullah (Ahmet Ulukaya), yarım asırdan fazla süredir sohbetleriyle, yazdığı söz ve şiirleriyle insanları Hakk’a, sevgiye ve kendini tanımaya davet eden bir gönül ve hizmet eridir.
O’nun temel gayreti; insanları nefsin süfli bataklığından kurtarmak, gönülleri Allah sevgisiyle ısıtmak ve Peygamber Efendimiz’in (sav) ahlakıyla ahlaklanma yolunda yol göstermektir. Bu hizmeti yaparken karşılaştığı güçlüklere sabırla katlanmış, aşk, sevgi ve merhamet sahibi bir gönül adamıdır.
Kur’an ve Sünnet çizgisinde, tavizsiz ama hoşgörülü bir duruşla; insanları ayırmadan, mezhep-meşrep-cemaat üstü bir tevhid şuuruyla kucaklar. Sözleri ve şiirleri de bu çabanın bir yansımasıdır: sade bir dille, herkesin anlayabileceği bir üslupla, irfan ve hikmeti halka ulaştırma gayretidir.
Nerede doğdu, hayatı nasıl şekillendi?
Tokat’ta doğdu, gençlik yıllarını Sivas’ta geçirdi. Çok genç yaşlardan itibaren gönlünde beliren manevi aşk, onu ilim ve irfan yoluna yöneltti; okuduğu eserler zihin ve gönül dünyasındaki zenginliği ortaya çıkardı. ‘Tasavvuf aşk ile aklın izdivacıdır’ sözüyle özetlediği bu anlayış, gençliğinden itibaren hayatının merkezinde yer aldı.
Kimseden bir destek beklemeden, doğrudan insanlara ulaşarak, sohbetleriyle ve zikir halkalarıyla hem gönülleri hem zihinleri besledi. Bu hizmet, yakın çevresinden başlayıp yıllar içinde tüm Türkiye’ye yayıldı. Bugün de aynı gayretle Tokat’ta hizmetine devam etmektedir.
Hangi tasavvufi çizgiden/yoldan gelir?
Ahmed-i Garibullah’un tasavvuf çizgisi Kur’an-ı Kerim ve Sünnettir. Onun sözleriyle:
“Tasavvuf zaten, kâmil manada Peygamber Efendimiz’in yüce ve yüksek ahlakı ile ahlaklanma mücadelesidir. Tasavvuf; Peygamber Efendimizin izine basa basa yürüme mücadelesidir. Tasavvuf; Kur’an’ı O’nun anlattığı gibi yaşama mücadelesidir. Tasavvuf; bir kimlik arayışıdır. Kişinin gerçek kimliğine, gerçek şahsiyetine ulaşma mücadelesidir. Tasavvuf; kişinin ‘ben kimim’ sualine cevap aramasıdır.”
“Tasavvuf salikin Allah’a (cc) ulaşma mücadelesidir. İşin esası, ruhu budur. Allah’a (cc) ulaşma, vasılı illallah olma mücadelesi ki, bu da üç beş el tesbih çekmekle falan olmaz. İslam’ı şahsında yaşamakla, nefsine tatbik etmekle olur, Kitap ve Sünneti yaşamakla olur.”
“Ehl-i halin sözünü ne taklit et ne inkar!
Resûlün sünnetine uymaktır en yüce kar.”
Tasavvufun Tanımı adlı sohbete erişin.
Bir şeyhi/mürşidi var mıydı, yoksa “Üveysi” mi yetişti?
Hz. Pir Üveysi meşreplidir. Mürşidi kendisidir.
Kendini sohbetinde Üveysilik konusuna değinmiş ve kendisini de bu çerçevede anlamamızı belirtmiştir.
Üveysi Meşrep Veliler ve Mürşid-i Kamil sohbetine erişin.
Tasavvuf anlayışı nedir?
Hz. Pir tasavvuf ile ilgili çok yönlü sohbet etmiştir. Tasavvufun tüm mertebelerine, menzillerine göre izahları olmuştur. Sohbetlerinde tasavvufun gayesine, işlevine, faydasına, gerekliliğine yönelik oldukça sade, insan ruhunu kavrayan açıklamalar yapmıştır. Tasavvuf yoluna gönül veren her insan onun tasavvuf anlayışından istifade edeceği irfan ve hikmetlere erişebilir. Tasavvufun farklı yönlerini ele aldığı sohbetlere aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz.
Tasavvuf Yolu ve Gerçek Kulluk
Tasavvufun Konusu Seyr-i Sülûk
Kitapları neyle ilgilidir?
Hz. Pir yalnızca geniş kitlelere sohbet yapmakla kalmamış, tüm insanların ruhunu ısıtan, zihin dünyalarını besleyen, gönüllerini arındıran şiir, söz ve beyitler yazmıştır. Bu varidatlar kitaplar haline getirilmiştir.
Tasavvuf şiirleri, hikemi beyitler, serbest şiirlerden oluşan kitaplarının yanı sıra irfan ve hikmet yüklü sözlerinin derlendiği eserleri de vardır.
O’nun söz ve şiirlerinde icaz ve sehl-i mümteni sanatlarının en seçkin örneklerini görürüz.
İcaz: Az kelimeyle çok ve derin anlamlar anlatma sanatı.
Sehl-i mümteni: Dışarıdan bakıldığında çok kolay söylendiği zannedilen, ancak aynısını veya benzerini söylemeye kalkışınca o doğallığın ve ustalığın yakalanamadığı özlü söz söyleme biçimi.
Ahmed-i Garibullah, özellikle Anadolu Tasavvufunda sıkça görülen bu söz sanatının XX ve XXI. yüzyıldaki temsilcilerinden biri olmuştur. Bu yönüyle Tasavvuf Edebiyatı özelinde Türk Edebiyatı tarihinde de eşsiz bir konumda bulunmaktadır.
Eserleri sade bir Türkçe ve halk diliyle yazılmıştır. Şiirleri ve sözleri, ilk okunduğunda herkesin anlayabileceği kadar sadedir; ancak gerçek idraki derin bir tefekkür gerektirir. Bu enginlik sayesinde her okuyan, onlarda kendinden bir şeyler bulabilir.
Sözlerini/şiirlerini alıntılamak, paylaşmak için izin gerekiyor mu?
Sözlerini ve şiirlerini alıntılamaktan, paylaşmaktan memnuniyet duyarız — zaten bu sözlerin yazılma amacı gönülden gönüle ulaşmasıdır. Tek ricamız, paylaşırken Hz. Pir’in adının belirtilmesi. Sözleri ve şiirleri telif hakkına sahiptir; isim belirtilmeden, sahibi anılmadan kullanılmasını doğru bulmuyoruz.
Kısacası: ismini anarak dilediğiniz kadar paylaşabilir, alıntılayabilirsiniz. Emeğin sahibini unutmamak yeterli.
Bu site Ahmet Ulukaya’nın resmî sitesi mi?
Evet. Site O’nun sevenleri tarafından O’nun adına kurulmuş resmi sitedir. Belirtilen sosyal medya hesapları haricinde herhangi bir site veya sosyal medya hesabı yoktur.
Sohbetleri devam ediyor mu? Fiziken katılmak mümkün mü, şartı var mı?
Hz. Pir yarım asırdan fazla insanlara sohbet etmiştir. Sohbet meclisinden toplumun her kesiminden insanlar istifade etmiştir. Sağlık durumu elverdikçe bu sohbetlere devam etmektedir.
İletişim/soru sormak için nereye yazabilirim?
İletişim için bilgileri doldurabilirsiniz.

