Gönlümüzdeki aşk, muhabbet, arayış ne kadar çok olursa bu yolda terakkimiz de o nispetle büyük olur. Yani insanda manevi susuzluk olması büyük sermaye. İnsanda bu susuzluk, bu arayış, bu dert, bu acı olmalı.
Niyazi Mısri Hz. Bir şiirinde şöyle diyor:
Derman arardım derdime
Derdim bana derman imiş.
İşte bu dert, bu arayış, Allah’a (cc) , Resulullah’a (sav) susuzluk bizi bu yollara soktu.
İnsan madde ile mananın mürekkebidir. İnsanın karnını doyurursun ama manasını doyuramadığın insan mustariptir, huzursuzdur, ruhen sıkıntılıdır. Tasavvuf adına bu kadar menfi propagandalar olmasına rağmen toplumda varlığını sürdürüyor. Çünkü insanlar buralardan bir şeyler buluyor, manayı alıyor, Füyüzat-ı İlahi’yi alıyorlar. İşte insanların buralardan bir şeyler alması tasavvuf hayatının, tarikat hayatının sürmesini, devam etmesini temin ediyor.
Bizim aldığımız bu tat ve lezzeti, aldığımız bu manevi gıdayı bizden sonraki nesillere intikal ettirebilmemiz için ihlasla, samimiyetle çalışmak lazım. Yani dışımızı derviş ettiğimiz gibi içimizi de derviş etmemiz gereklidir. Kâmil ahlaka, olgun ahlaka ulaşmamız lazım. Tasavvufun ruhu, esası bu.
Ahlaki olgunluğa ulaşmak için bu yollara girmişiz. Resulullah’ın (sav) ahlakı ile ahlaklanmak için bu yollara girmişiz; dava budur. Dava; bu yola girip sen-ben, Kadirilik-Nakşilik davası değildir. Dava; insan olma mücadelesidir.
Peygamber Efendimizin (sav) hayatına baktığımızda, mucizelerin İslam’a kazandıramadığı insanları Cenab-ı Peygamber Efendimiz (sav) yüksek ahlakıyla, yüksek seciyeleriyle kazandırmıştır. Öyleyse İslam Resulullah (sav)’a uymaktan ibarettir. Kur’an Resulullah’a (sav) uymaktan ibarettir.
Resulullah’ın (sav) ahlakıyla ahlaklanmak için nefisle mücadele etmek gerekmektedir. Yani insan birtakım çilelerden geçecek, birtakım sıkıntılara katlanacak. Bugün, üç günlük dünyayı kazanmak için günde on saat, on iki saat çalışıyorsun. Bu a1emde altmış, yetmiş sene kalırsın. Peki, bu sonsuz âlemi kazanmak için daha bilinçli çalışmak gerekmiyor mu?
Büyük mutasavvıf Şeyh Şibli Hazretleri vardır. Bir eserde şöyle diyor bu mübarek evliya: “Ben çok hocalardan ders gördüm, çok hadis dinledim. İçlerinden bir tek hadis-i şerifi aldım, onunla amel ettim. Benim bugünkü halime, bu makama ulaşmama yetti” diyor. O hadis mealen şudur kardeşlerim: “Dünyaya lazım olduğu kadar çalışın, ahirete sonsuz olduğuna göre çalışın. Cehenneme dayanabileceğiniz kadar günah işleyin. Allah-ü Teala’ya muhtaç olduğunuz kadar ibadet edin”


Yorum bırakın