Hoş geldiniz arkadaşlar. Allah (cc) sırat-ı müstakimden ayırmasın. Yerdiklerini yerdirsin, sevdiklerini sevdirsin Hz. Allah (cc) . Her şey bizim gönlümüzce olmaz. Biz kuluz, peygamber de değiliz. İnsanların mutlaka bizi tasdik etme mecburiyeti yoktur. Öyle bir yükümlülük yoktur. Ama bize inandığını söyleyen insanlar, elimizden tutan insanlar yalpalamamalı. Zaman zaman söylemişimdir; nereye geliyorsunuz, kimin yanına geliyorsunuz? Bunun farkında olalım. İnsanca dergisinin bu sayısında kapakta şöyle bir sözüm çıktı: “İnkara giydirilen elbisenin çeşitleri çoktur.”
Sabırlı olalım, kararlı olalım, istikamet sahibi olalım, güzel ahlak sahibi olalım. Bizden istenen bu güzel ahlaktır. Peygamberimiz (sav) de güzel ahlakı tamamlamak için gönderildi. Ölçü bu kardeşim. Allah’a (cc) taat, ibadet ediyorsak Allah’ın (cc) yardımıyla yapıyoruz bunu. Lütfettiği için yapıyoruz. Bunları hiçbir zaman kibir, gurur meselesi yapmayalım.
Çevremizdeki insanlarla iyi geçinelim. İnsanlara kötü örnek olmayalım. Gittiğimiz yolu taşlattırmayalım. Sabırlı ve hoşgörülü olalım. Kulluğun temelinde bu var. İnsanlardan gelen bir takım eziyetler olacaktır. Bunlar bilerek bilmeyerek yapılır, isteyerek yapılır. Bunlara karşı sabırlı, hoşgörülü olmak lazım.
Dürüstlüğün üzerinde her sohbette hemen hemen duruyorum. İslam’ın temeli dürüstlüktür, doğruluktur. “Emr olunduğun gibi dosdoğru ol” değil mi? Burada bilgiçlik taslamayalım. Yani biz kendimizi hidayet yolunda, bizim dışımızdaki olan herkesi delalet yolunda gibi görmeyelim. Allah’a (cc) giden yol çoktur. Bu meşrepten kaynaklanır, mizaçtan kaynaklanır. Allah’ın (cc) cilveleridir. Allah’ın (cc) lütfudur efendi kardeşlerim.
Allah (cc) yardımcımız olsun. Hoşnut olduğu, razı olduğu ameller işlemeyi Hz. Allah (cc) bize nasip etsin. Sabırlı, kararlı olalım. Bu yola bazı kardeşlerimiz giriyorlar. Heves edip istek duyuyorlar. Bu uzun bir yolculuk, meşakkatli bir yoldur. Bunun güzellikleri var, zorlukları ve sıkıntıları vardır. Buna dayanabilecek isek bir ahitleşelim, sözleşelim, ders alalım.
Yok, buna dayanamayacak isek iki gün sonra vazgeçeceksen bu işi yapmayalım arkadaşlar. Kendi aleyhimize sözü bozmayalım. Biatımızı bozmayalım. Bu hiç hoş bir durum olmaz. Ben insanlara ders vermek için özendirici şeyler konuşmam. Zorluğuna temas ederim. Ama güzellik için de Allah’a (cc) ibadet edilmez. Rıza-i Bari için ibadet edilir Allah’a (cc) . Güzellikleri de kısmetinde olduğu kadar yaşarsın. Hedef Allah’ın (cc) rızasıdır. Allah’a (cc) kulluk, Allah’a (cc) ubudiyettir. Ve de kulluk denen nimete ulaşmak için kendi isteklerimizden, enemizin isteklerinden arınmamız gerektiğini kesin olarak bilelim. Allah’ın (cc) emirleri bizim için istek, arzu haline gelmesi için bizim kendi isteklerimizden soyunmamız gerekir. Yani biz, Rab değil kuluz. Nereye çıkarsak çıkalım, ne kadar ali derecelere çıkarsak çıkalım biz Allah’ın (cc) kuluyuz. Kur’an’da “Ben insanları bana ibadet etsinler diye halk ettim” buyuruluyor.
Bu mükellefiyet bizden hiç bir zaman kalkmaz efendi kardeşlerim. Zamanın kutbu olalım, zamanın en büyük evliyası olalım, ne olursak olalım, peygamber olma şansımız yok hakkımız yok. Peygamberlerde bile bu vardır; ubudiyet. Allah’a (cc) ubudiyetle emredilmiştir bunlar. Ve insanları Hakk’a kulluk için çağırırlar. Güzel ahlaka çağırırlar ve de tevhit akidesine çağırırlar. Allah’ı (cc) bilmeye çağırırlar.
Biz Allah’ın (cc) rızasını gaye edinelim. Kendi isteklerimizi bir kenara bırakalım. Arzularımız, isteklerimiz olmadığında hemen kalbimizi bozmayalım. Mürşidimize, pirimize, peygamberimize karşı itikadımızı bozmayalım. Hz. Allah (cc) ile haşa kavga eder gibi konuşmayalım. ‘Biz çok ibadet ettik de şu işimiz olmadı’ mantığı yanlıştır. Allah (cc) lütfetmese sen ibadet yapamazsın. Kardeşlerim, bize ibadeti, imanı sevdiren Hz. Allah’tır (cc) (cc) . O’nun verdiği güç, kuvvetle biz Hz. Allah’a (cc) ibadet ederiz. Onun sevdirmesiyle, Allah’a (cc) taat ve ibadette bulunuruz. O’nun yardımıyla olur hep bu güzellikler. O’nun için kavgayı bırakalım. Teslim olmaya çalışalım. İsteklerden arınmaya gayret edelim.
Tasavvufta bir fenadan bahsettim, değil mi kardeşlerim. Yani sen Rabbinin kulusun. Bunu unutma. Bunu kafana iyice yerleştir. Hüküm Allah’ındır (cc) . Bu mülk Allah’ındır (cc) . Dilediğine az verir, dilediğine çok verir. Dilediği zaman imtihanlar yapar. Elimizdeki arkadaşımızı, eşimizi, dostumuzu alır. Bütün bunlarda öğreneceğimiz işler vardır. Haşa Allah (cc) bize zulmetmez. Öğretmek için bazı şeyleri yaşatması gerekir.
Sabırlı, kararlı, istikamet sahibi olalım. İstekler için gelip gitmeyelim buraya. Vekil olmayı, şeyh olmayı, şu olmayı bu olmayı gaye edinmeyelim. Bunları putlaştırmayalım. Buralardan ayaklar kayıyor. ‘Bu yolda baş olmak değil hiç olmak önemlidir’ diye yazmıştım değil mi kardeşlerim. Hiç olmak, yani Allah’ın (cc) kapısında hiç olduğunu bilmek. Senin gibi, benim gibi bu gök kubbenin altında milyonlarca insan var. Biz olsak ne olmasak ne… Lüzumundan fazla kendimize değer vermeyelim. Yüceltilmesi gereken Hz. Allah’dır (cc) . Hz. Allah’ı da yüceltebilecek gücümüz kuvvetimiz yoktur. O’nun yüceliğini bilelim. Boş zamanlarımızı çok iyi değerlendirelim. Televizyonların başında saatlerce zamanımızı israf etmeyelim. Lüzumsuz arkadaşlardan uzak duralım. Arkadaşlarımız bizi Allah’a (cc) ve Resulullah’a (sav) yakınlaştıracak arkadaşlar olmalı efendi kardeşlerim.
Güzel kardeşlerim Allah (cc) yardımcınız olsun. Allah (cc) bize güzel ahlak, kamil iman versin. Ahir nefeste kâmil iman ile kolay ölüm ihsan etsin. Ve bizi salihlerle haşr etsin yüce Rabbim.


Yorum bırakın