Hoş geldiniz kardeşlerim. Bayramınız mübarek olsun. Allah tekrar bu günleri nasip etsin. Bu gün iki bayramı birden yaşıyoruz elhamdülillah. 30 Ağustos Zafer Bayramı, bir de Ramazan Bayramı. Milletimizin bekası bu iki bayramı da önemsemeye bağlıdır. Milli bayramlar da başımızın tacıdır, dini bayramlar da. Bu ikisini birden mecz edersek milletimiz daha huzurlu olur. Yani birini artırarak ötekine karşı çıkmaya hiç gerek yoktur ve yanlıştır. İkisi de benim için baş tacıdır ve çok önemlidir. Biz bu bayrağın gölgesinde bu sohbeti yapıyoruz değil mi kardeşlerim? İnancımızı, dinimizi, diyanetimizi bu bayrağın gölgesinde yaşıyoruz.

30 Ağustos zafer bayramını bize hediye eden başta Atatürk olmak üzere tüm komutanlarımıza, askerlerimize, kurtuluş savaşında askerimize bir bardak su veren insanları minnetle, rahmetle anıyorum. Bu mübarek Ramazan bayramını yaşamamıza destek olan Muhammed Mustafa’ya (sav), onun ashabına, ehlibeytine salat ve selam olsun. Allah (cc) onun nurlu yolundan, izinden ayırmasın. Allah (cc) onun ahlakıyla ahlaklandırsın. Peygamberimiz malum, yaşadığı devrin en büyük ordu komutanıdır, en büyük mürşididir, en büyük ahlakçısıdır. Bütün bu sıfatları kendinde toplamış büyük bir şahsiyettir. Bizim onu tanımamız, anlatmamız öyle kolay bir şey değil kardeşlerim. Onun vesilesiyle biz İslam’ı bulmuşuz. 

Tevhid dinini bulmuşuz. O’na minnet ve şükran borcumuz çok büyüktür. Peygamberimiz yüce ahlak sahibidir. Biz o peygamberimizin ahlakıyla bu gün bir parça ahlaklanabilsek bu toplum içinde bulunduğumuz huzursuzluklardan, bunalımlardan daha kolay kurtuluruz. Yani milli duygularla dini duyguları iç içe birlikte yaşamalıyız ve yaşatmalıyız. Yüce Allah’ımız (cc) gaflet ve delalet içinde olan kardeşlerimize, dindaşlarımıza, insanlara hidayet nasip etsin. İslam’ın, tevhidin güzelliğinden onları nasiplendirsin. Sırat-ı müstakim üzere olan kardeşlerimize Hz. Allah (cc) sabır, sebat, istikamet versin kardeşlerim. Allah (cc) bu coşkuyla daha nice bayramlara bizleri çoluk çocuğumuzla ulaştırsın inşallah. Bu gün arzu ederseniz sohbetimizi kısa keselim. Size bir kaç cümle söyleyeyim. Bu konuda çok yoğunlaşın.

1. İhlas: Üzgünüm insanımızın yitiğidir. Bu konuda çok yoğunlaşın. İhlas nedir, ne değildir, bu konuda araştırın, okuyun, tefekkür edin, düşünün. İhlas konusunda çok yoğunlaşalım.

2. Muhabbet: Bu konuda da çok yoğunlaşmamız gerekir. 

3. Fena: Yani yokluk kardeşlerim, bizi Tevhide ulaştıracak aşama burası. 

Bunlar hep birbirine bağlı temel bilgiler. Buraya gidip geliyoruz, emek zayi olmasın. Hz. Allah (cc) bulunduğunuz yerden daha ileri gitmeyi nasip etsin. Uzun yıllar bir yere gitmekten ziyade, bu zaman zarfında nereye gittik, amacımıza ulaşabildik mi? Amacımız olsun ve amacımıza kilitlenelim. Yani yılları saymak pek fazla bir şey ifade etmez kardeşlerim. Asıl amaç Tevhid-i Hakiki’ye ulaşmak. 

Tevhid; yani buraya gelmenizin kastı garezi bu. Güzel ahlak ve tevhid. Çünkü Peygamberimiz (sav) öyle buyuruyor: “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” 

Yani Peygamberimizin getirdiği temel ilkelerden biri güzel ahlaktır. Allah’a (cc) ibadet ve güzel ahlaktır. Peygamberimizin (sav) getirdiği en temel ilke nedir? Tevhid akidesidir. İşte biz burada tevhid akidesini öğrenmeye geliyoruz. La ilahe illallah diyoruz. La ilahe illallah demekle iş bitmiyor. Evet, Allah (cc) bunu lisanımızdan eksik etmesin. Ama biz bu La ilahe illallahın hakikatine ulaşmak için geliyoruz. Amaç tevhid-i hakikiye ulaşmak. Bu amaca da iyice kilitlenmemiz gerekiyor. Bir hedefimiz, bir gayemiz olması gerekiyor. Yani burada bulunmuş olmak için gelmeyelim kardeşlerim. Buradan feyizlenelim, istifade edelim, daha ileri gidelim. Siz daha da ileri gittikçe bizi de daha çok tanıyacaksınız. Tanıyınca zaten elinizde olmadan o sevgi gönlünüzde yoğunlaşacak efendi kardeşlerim, güzel kardeşlerim.

Allah (cc) yardımcımız olsun, hepinize güzel ahlak, kamil iman nasip etsin. Peygamberimizin (sav) ahlakıyla ahlaklandırsın, edebiyle edeplendirsin kardeşlerim. O en büyük ahlakçıdır. En büyük mürşiddir, öğretmendir. Hocaların hocasıdır O. Kendi adıma riyakarlık olmadan söylüyorum, çok yıllarca bu coşkuyu içimde yaşadım. Elini değil de, bastığı toprağı öpmek. İnanın yıllarca bunu içimde yaşadım. Elini değil de ayaklarını öpmek. O çok büyük yüce bir insan. Bizim onu anlatmamız mümkün değil.

Ama onun büyüklüğünden, kemalinden, feyzinden, nurundan şuradaki kardeşlerimizin kalbine, kendi çapında bir zerre, bir kıvılcım düşmüş ki buraya gelmişsiniz. O’nun muhabbeti sizi buraya getirmiştir. Biz bir şey değiliz. İşte bizim dini bayramlarımızın, dini coşkumuzun komutanı Hz. Muhammed’dir (sav). O’nun coşkusuyla, muhabbetiyle biz buraya toplandık. 

Kardeşlerim gönlünüzü boş şeylerle meşgul etmeyin. Orada Hz. Muhammed (sav) sevgisi yatmalı. O ateş orada yanıp tutuşmalı. Biz bu kıvılcımı, bu ateşi yakacak bir hizmetkârız. Biz hepinizin hizmetçisiyiz. Hiç kimseden daha faziletli, efdal değiliz. Sizi o işte kullanan Hz. Allah (cc) bizi de bu işte kullanıyor. İlahi irade böyle istiyor. Allah (cc) yardımcımız olsun. Allah’a (cc) emanet olun. Hz. Allah (cc) tekrar tekrar sizi bu günlere iletsin. Bu günlerin feyzinden, nurundan nasiplendirsin. Memleketimizi her türlü düşman istilasından korusun kardeşlerim. Bir Somali davası var değil mi? Hocalarımız Allah (cc) razı olsun uyardılar, para topladılar, gitti. Bizim insanımız çok duyarlı, bizim Anadolu insanı çok duyarlı; delisi, akıllısı çok duyarlı. Çok büyük yardımlar yapıldı. Allah (cc) hepinizden razı olsun. Allah’a (cc) emanet olun. 

Yorum bırakın