Aceleci olmazsan pişmanlığın az olur.
***
Acı ve ıstırap eğitici, öğreticidir. Sızlanmaya gerek yok.
***
Acılar sahiplendiğin kadar acıtır.
***
Acılardan söz etme, kalbini kanatır.
***
Acılarına ortak arıyorsan az bulunur.
***
Acılarını içinde sakla, sevincin yüzünde olsun.
***
Acizim, Fakirim, Hiçim…
***
Acz den öteye yol vardır.
***
Aczini bilmek haddini bilmektir. Ötesi fakrdır.
***
Aczini bilmek kendini beğenmekten iyidir.
***
Aczini bilmek yetmiyor, yokluğunu bilmen de gerekli.
***
Aç doyduğunda, tok aç kaldığında görürsün kimin ne olduğunu.
***
Aç insana önce ekmek sonra ahlak dersi verelim.
***
Adam olmayı bilmiyorsan aşkla yanmayı bil.
***
Adet ve bidatları din diye dayatmak dini kendi misyonundan uzaklaştırır. İnsanları dine karşı tavır almaya tahrik eder.
***
Adetler aklın önüne geçmemeli, değişen hayat şartlarına göre yeniden şekillendirilmeli.
***
Adı büyük kendi küçük insanlar yanıltmasın sizi.
Ağlamanın da gülmenin de bir adabı vardır.
***
Ahlak çok renkli çok sesli bir kavramdır. Belli bir adresi yoktur. Hiç umulmadık bir yerde karşımıza ahlaklı ve erdemli insanlar çıkabilir.
***
Ahlakı güzel olanın manevi yükselişi kolay olur.
***
Ahlaki değerler insanlığın müşterek malıdır.
***
Ahlaki olgunluğa kavuşamayan insanın durumu sepici hastalık mikrobu taşıyan insana benzer, istese de istemese de çevresine zararı dokunur.
***
Aklı olan bu havada dışarı çıkmaz. Aşkı olana bir şey diyemem.
***
Aksiyon reaksiyonun anasıdır.
***
Aldığını azımsar zaman zaman sızlanır şikâyet eder hatta işi isyana kadar götürürsün. Aldığına karşı verdiğini, verebildiğini azımsadığın, bundan utanç ve mahcubiyet duyduğun gerçekten sızlandığın oldu mu?
***
Alışılmışın dışında bir şey söylüyorsan eleştiri oklarına katlanmayı bileceksin.
***
Allah Resulü (sav), “Kişi sevdiği ile beraberdir” buyuruyor. Sen kimi, neyi, ne için seviyorsun?
***
Allah senin gönlünde gizli, beyninde aşikâr, dilinde ahfadır.
***
Allah var demekle iş bitmez. Allah’ı anmakla kalp huzura kavuşur.
***
Allah’a talibim diyorsan belalara, acı ve ıstıraba talip olduğunu bil. Çile çekmeden, gözyaşı dökmeden kemale eren nebi de yoktur veli de.
***
Allah’ı tanıyan insan O’nu uzaklarda aramaz! Kendinde var olanın Hakk olduğunu bil!
***
Amacı olmayan insan havalandırılmayan odaya benzer.
***
Amacına ulaşacağına kendini iyice inandırmadan yola çıkma. Çıktınsa yürü, mutlaka yürü. Olumsuzluklar cesaretini kırmasın.
***
Amaç, zorluklar ve sıkıntılar karşısında direncini artırır.
***
Anılar akşama, umutlar sabaha benzer.
***
Anılar yaşlıların oyuncağı, umutlar gençlerin bineğidir.
***
Anlamak istemeyene anlatamazsın. Kendini yorma.
***
Aradığını doğru adreste arayacaksın. Yanlış adres yorgunluk verir.
***
Arkandan gelenler sırtından vurabilir bir gün. Dikkat et! Niyetimiz moralini bozmak, cesaretini kırmak değildir. Sevdiğimiz için uyarıyoruz seni.
***
Âşık olmakla âşıklığı oynamak farklıdır.
***
Aşık’a yar uzak değildir.
***
Aşırılıkta hayır yoktur. Dengeli, düzenli yaşam mutluluğun davetçisidir.
***
Aşk, bedenî zevklerin üstüne giydirilen elbise değildir.
***
Aşk belasız, seyri süluk çilesiz olmaz.
***
Aşk can pazarıdır can! Sazın sözün hükmü olmaz orda.
***
Aşk, diriyi öldürür. Ölüyü diriltir.
***
Aşk, fısıltı değil yangındır.
***
Aşk, gözü kör kulağı sağır eder.
***
Aşk, hamı olgunlaştırır.
***
Aşk, ikilik götürmez, sevdiğinde eri yok ol! Yok ol ki gerçek Var’ı bulasın.
***
Aşk, insanı maddi ve manevi kirlerden arındıran ulvi bir duygudur.
***
“Aşk ne yaptırır?” aşıklar bilir. Açlığın ne yaptıracağını hepimiz biliriz.
***
Aşk şiiri yazacaksan ilkin âşık ol. Aşk olmadan içinde ne tadı olur yazdıklarının ne kokusu. Yaz dur Kim okuyacaksa! Kim dinleyecekse! Boş sözlerin tıngırtısını.
***
Aşk ve ıstırap, et ve kemik gibidir, birbirinden ayrılmaz.
***
Aşk, yaşamın esas gayesidir.
***
Aşk, yaşamın esas gayesidir. Var olan aşktır, aşkın sınırı yoktur. Aşk, sel gibidir, coşkuyla delice akıp, yıkıp yok eder. Aşk, şartlamalara boyun eğmez. Aşkta siyah beyaz yoktur.
***
Aşka aşk ile gidilir, aşıkların içinde öyle bir ateş öyle bir yangın olur ki. Onların gözleri yalnız sevdiğini görür. Onların kulakları yalnız sevdiğini işitir. Onların ayakları onları yalnız sevdiğine götürür.
***
Aşkı yaşayanlar, yükü taşıyanlar bilir.
***
Aşkın yükü ağırdır. Her insan taşıyamaz. Her insan bir ömür aşk içinde yaşayamaz.
***
Aşksız insan meyvesiz ağaca benzer.
***
Aşksız yola çıkanın yolu yokuştur.
***
Aşktan nasiplenenler aklın tuzağına düşmez.
***
Atalarımızdan bize intikal eden adetlerin iyisi iyi kötüsü kötüdür. Körü körüne adetperestlik yapmanın bize kazandıracağı bir şey yoktur.
***
Ateşe yakın olan ısınır.
***
Ayıp günah adına insanların sorunlarını görmezlikten gelmekle sorunlar azalmaz, artar.
***
Ayıpsız günahsız yaşamanın bedelini pahalı ödüyoruz. Yaptığımız yanımıza kalmıyor.
***
Az istek çok huzur getirir.
***
Babamız gök anamız toprak. Bir büyük sevdanın çocuğuyuz biz.
***
Bağnazlık, cehaletin çocuğudur.
***
Baş olmaya acele etme. Yokluk, hiçlik köprüsünden geçmeye çalış.
***
Başardı denecekse, ardından hüzün, gözyaşı ve yorgunluğun hesabı yapılmaz.
***
Başarıyı nasıl sahipleniyorsan başarısızlığı da öyle sahiplen. Çevrende suçlu arama!
***
Başarıyı sahiplenip başarısızlığı kadere yüklemek işimize geliyor. Kendimizi rahatlatıyoruz.
***
Başına gelen bela ve sıkıntılar isyan ettirmesin. Elinde bulunanlar şımartmasın. Teslim ol.
***
Başkalarına yalan söylemek bazen sosyal zorunluluktan kaynaklanıyor diyelim. İnsan kendine niye yalan söyler, kendi kendini niye kandırır, avutur?
***
Başkalarını eleştirdiğimiz kadar kendimizi eleştirebilseydik daha iyi konumda olurduk.
***
Başkalarının yardımı ile yürüyen insanın bir gün yolda kalması kaçınılmazdır.
***
Başkasının elindekinde gözün olmasın.
***
Bedeni zevklerin ateşi çabuk söner. Ruhani hazlardan nasiplenmenin yolunu bul.
***
Bedensel beslenmenin yolunu, yöntemini gösteren pek çok kişi ve kuruluş var. Ruhsal gelişim ve manevi beslenmekten söz eden yok ortada.
***
“Ben iyiyim, karşımdaki kötü” zihniyetinin sana yararı değil zararı kesin dokunur. Kendi kendine kötülük etme.
***
Ben kafesine hapsetme kendini. Ziyan edersin.
***
Benden Biz durağına geç….
***
Beyin aksiyonun tarlasıdır.
***
Bilgelerin sohbetinde bulun. Mümkün değilse kitaplarını oku.
***
Bilgelerin sohbetinde bulun. Mümkün değilse kitaplarını oku. Söz ve nasihatlarını dinle.
***
Bir amacın yoksa çabuk dağılırsın.
***
Bir hatanın faturası bin ah ile ödenir.
***
Bir mevsim değil bir ömür sevdim seni.
***
Birçok değerden geçip yaşansa da Hu’dan geçip yaşama. Pişmanlığın büyük olur.
***
Biri karnını doyurduğunda kendini mutlu hissederken öteki arabamın modeli eskidi diye kendini mutsuz ilan edebilir.
***
Birilerini hak etmediği yere getirmek o göreve layık olanların hakkını gasp etmektir.
***
Birilerini tenkit ederden ölçüyü kaçırma. Kurallara uyma noktasında kendini mazur, karşındakini mesul sayma.
***
Birilerini tenkit ederken ölçüyü kaçırma. Aynı hatayı işleyebileceğin ihtimalini göz ardı etme.
***
Biz, birbirimiz içiniz.
***
Biz, bizim olmayan varlığı kendimize yük ediyoruz.
***
Biz doğruyu, iyiyi, güzeli nerede, kimde bulursak alırız.
***
Biz, düşmanımızı içimizde besliyor, dışarıda bizi ilgilendirmeyen işlerle meşgul oluyoruz.
***
Biz görmek istemesek de kötü diye tanımladığımız insanların da bir iyi tarafı mutlaka vardır.
***
Biz her ne kadar farklı ülkelerde yaşıyor ayrı diller konuşuyor olsak da mutlak Bir’in çeşitli görüntüleriyiz.
***
Biz, kabukla meşgulüz, hazine kalbin derinliklerinde saklıdır.
***
Biz, maddiyatın zengini olmak için ahlak ve maneviyatın fakiri olmayalım.
***
Bize verilen nimetlerin farkında olsaydık, “kullarımdan şükredenler azdır” ikazının muhatabı olmazdık.
***
Bizi rahatsız eden, öfkelendiren davranışların pek çoğu bizi rahatsız etmek, öfkelendirmek niyeti ile yapılmaz. Yağışlı bir günde yanından geçen otomobil elbisene su ve çamur sıçratmışsa da sürücünün niyeti senin elbiseni kirletmek değildir. Elbisen ıslanınca uzun-uzun söylenmen de mümkündür bakıp geçmen de.
***
Bizim kendimize bile kapalı olan yanlarımızı zaman ve olaylar ortaya çıkarır.
***
Bizim soframızın aşı, birlik ve beraberlik fikridir.
***
Boş sözler bedava olduğundan çok tüketiriz.
***
Boşluktan kurtulmanın en kısa en kestirme yolu bir disipline bağlı olmaktır.
***
Bu aleme insan olarak geldiysen sîreten de insan olmaya çalış.
***
Bugün bir yerlere sığmıyorsun ama yarın küçücük bir mezara sığacaksın.
***
Bugün hoş gelen yarın boş gelebilir.
***
Bugün yaptıkların yarın kalbini kanatmasın.
***
Bugün yoksul olman yarın da yoksul olacağın anlamına gelmez.
***
Bugünkü davranış ve alışkanlıkların yarın pişmanlık getirmesin.
***
Bugünkü yenilgin umut ve cesaretini kırmasın. Yarın çok büyük başarılara damganı vurabilirsin.
***
Bugünü değerlendiremeyen insan yarını da yitirmiş demektir.
***
Bugünü dünün karmaşasıyla karartma! Dün dünde kalsın.
***
Bugünün değerini bil, çok çalış. Eyvah demenin faydası yok.
***
Bulduğun mutlu olmana yetmiyorsa işin zor. Umduğunu belki bulamayabilirsin.
***
Bütünün gayri olmadığını bilmek suç değildir.
***
Büyük adam küçük kalıba sığmaz.
***
Büyük adam olma özlemini duyan çok insan olmasına rağmen büyük adam olabilen insanların sayısı çok azdır.
***
Büyük adamların verdiği küçük hediyeler de çok kıymetlidir.
***
Büyük aşkları küçük insanlar taşıyamaz.
***
Büyük başarılara damganı vurmak istiyorsan küçük uğraşlarla zamanı israf etme.
***
Büyük diyebileceğimiz başarılara imza atmış olmasına rağmen insanlık hiçbir konuda son sözünü söyleyebilmiş değildir.
***
Büyük doğumlar, büyük acılardan sonra gerçekleşir.
***
Büyük gönüllerin acısı da büyük olur.
***
Büyük görünmeye çalışarak kendini küçültme.
***
Büyük insanlar her zaman büyüktür. Bizi yanıltan büyütülenlerdir.
***
Büyük insanlar mensubu bulunduğu kavmin değil insanlığın müşterek malıdır.
***
Büyük insanların küçük hataları göze batmakta gecikmez.
***
Cahil insana cehaleti düşman olarak yeterlidir.
***
Canımızı sıkan, keyfimizi kaçıran olayların pek çoğu kaderin oyunu değil yanlışlarımızın neticesidir.
***
Cehalet yüz karasıdır.
***
Çalışmak başkasına el açmaktan daha zor değildir.
***
Çalışmakla dahi olamazsın ama insan olursun, bizden istenen de dahi olmak değil insan olmaktır.
***
Çamura düşmüş birini gördüğünde ayıplama sen de düşebilirsin. Gücün yetiyorsa elinden tutup ayağa kaldırmaya bak. İnsana yakışan budur.
***
Çevremizde ve denetimimiz altında bulunan insanları ne kadar çok baskı altına alır, korkutursak o kadar çok yalan söylemeye, ikiyüzlülük yapmaya teşvik etmiş oluruz.
***
Çevrende sevgi ve hüzünlerini paylaşabileceğin insanların olması yaşama şevkini artırır.
***
Çilesini çekmediğin dava davan değildir.
***
Çocuğun aşkı çocukçadır.
***
Çocuk gibi ikaz edilmeyi bekleme!
***
Çocuklar çok ağlar.
***
Çok yaygın ve çok konuşuluyor olmasına rağmen insanlığın adı konmamış bir dili vardır: İNSANCA.
***
Çok gülmek, güldürmek onurunu aşındırır.
***
Çok konuşmak, kalpteki huzuru ve sükunu dağıtır.
***
Çok okur az yazarsan yarınlara kalma şansın artar.
***
Çok yiyen çok konuşan insanda hayır yoktur. Sözümüz dokunduysa bunu terk et. Hatada ısrar etme.
***
Dalga denizden güçlü değildir.
***
Dalgalı yaşantı huzursuz eder, istikamet sahibi ol.
***
Darılmakla, kırılmakla vakit geçirme.
***
Dava adamının sözlüğünde rahat ve menfaat kelimeleri bulunmaz.
***
Davetine icabet etmeyen insanlara darılma. Tebliğ ettiğin davayı temsil edecek kapasitede olup olmadığını lütfen araştır, kendini sorgula. Davet ve Hidayet makamını da birbirine karıştırma.
***
Davranışların, yaşına ve konumuna uygun olsun.
***
Değişen şartlar karakterlerin göstergesidir.
***
Denizden alınan bir bardak su denizin tadını, tuzunu, kokusunu taşır. “Denizdenim” diyebilir. Ama “Denizim” deme hakkına sahip değildir.
***
Denize yem olarak attığını deniz inci olarak iade eder.
***
Dereler çabuk bulanır.
***
Ders almasını bilenlere, yaşanmış ve yaşanan hayat bir öğretmendir.
***
Dertlerini, acılarını gözünde çok büyütüp dünyanı büsbütün karartma. Senden çok daha dertli olanlar vardır. Gün olur hepsi geçer.
***
Dışımız insan. İçimizi insan etmek için de bize gayret düşer.
***
Dışındaki düşman içindekini, içindeki düşman da dışındakini unutturmasın. İki düşman arasında yaşadığını bil.
***
Dik durman gereken yerde eğilirsen kaybedersin.
***
Dikkatli ol! İlmin başkasını aydınlatıp seni yakmasın.
***
Dil, Cebrail’e benzer, kalpten haber getirir.
***
Dilin diken gibiyse elin açık olsa da fayda getirmez.
***
Dilin şükrolsun derken kalbin bu söze iştirak ediyor mu? Kalpte itiraz varsa dilin şükrü neye yarar?
***
Diline hâkim olmayı bilemiyorsan başın dertten kurtulmaz.
***
Diline sahip ol. Bugün söylediğine yarın pişman olma.
***
Dilini tutmayı bilirsen pişmanlığın az olur.
***
Din bağı kan bağından kuvvetlidir.
***
Din insanlarda fıtri bir ihtiyaçtır.
***
Din şartlanma, inanç sığınaktır.
***
Dindarlık, evrensel değerlere düşman olmak değildir.
***
Dinlemeyi bilirsen vicdanın seni yanıltmaz.
***
Doğduğu için yaşamak yerine sevdiği için yaşamak şuurunu benliğimizde oluşturabilirsek olumsuzlukların üstesinden gelme şansımız artar.
***
Doğmuş olmak yaşamak için yeterli neden değildir. İnsan niçin yaşadığını bilmeli.
***
Doğmuş olmak yaşamak için yeterli neden değildir. Niçin yaşadığını bilmeyen insan denize düşmüş tahta parçasına benzer. Gideceği yönü belirleyemez. Şaşkın sıkıntılı ve çaresizdir.
***
Doğmuş olmak yaşamaya ve ölüme mahkûm ediyor bizi.
***
Doğru söylemenin de bir yolu yöntemi vardır, sert ve kırıcı olma.
***
Doğru yol dikenlidir acıtır bazen.
***
Doğru yol gittiğin yoldan ibaret değildir.
***
Doğruluk ve dürüstlük güzel ahlakın olmazsa olmazıdır.
***
Doğrunun, iyinin takipçisi ol.
***
Doğruya, iyiye, güzele açık olmalıyız. Kimin söylediği değil ne söylediği önemli.
***
Dost arama sevdasına kaptırma kendini, o yola gidenlerin çoğu boş döndü. Kimi şiirler yazdı yalnızlık üstüne, kimi şarkılar besteledi hüzün kokulu. Kimi de acısını içine gömdü sessizce.
***
Dostların, dost bildiklerin yolunu bağlamasın. Ömür kısa, yol uzun, pişmanlık yükü ağırdır.
***
Dostlarla dost görünenleri birbirinden ayırt edebilseydik üzüntü ve acılarımız yoğun olmazdı.
***
Dostluk ve arkadaşlık sevgilerin yanı sıra hüzün ve acıları da paylaşabilmektir.
***
Doyumsuzluk, değişim ve yükselmenin itici gücüdür.
***
Dökülen su kabını tekrar doldurmaz.
***
Duygular yaşantımızı renklendirir, içimizi ısıtır. Aklın önüne geçerse pişmanlık getirebilir.
***
Duygularımızın davranışlarımıza öncülük etmesi bizi yanıltabilir.
***
Duyguların aklın önüne geçerse pişmanlık getirir.
***
Duygusal yoğunluk fikri yoksulluğun davetçisidir.
***
Duygusallık ileri boyutta aklı iptal eder.
***
Duyulmasını, görülmesini istemediğin işlerin içinde olma!
***
Düğüm düğüm olmuş acılar var içimde. Konuşsam olmuyor sussam olmuyor…
***
Dün Veli yetiştiren okul bugün neden yetiştirmesin? Yol aynı yol, metot aynı metot.
***
Dünkü fikri bugün enkaz oluyor.
***
Dünya, olduğundan bugüne her insanın onayını alan hiçbir insanı konuk etmedi.
***
Dünya senin gibi inanan ve yaşayanlar için var edilmedi. Sevmediğin, sevemediğin, fikrine iştirak edemediğin insanların da bu topraklarda yaşama hakkına sahip olduğunu bil. Yanlış duygulara kapılarak kendini sıkıntıya sokma.
***
Dünya tapınak değil konaklama yeridir.
***
Dünya telaşı Allah-u Teâlâ’yı unutturmasın.
***
Dünyanın cazibesi Allah’ı unutturmasın.
***
Dünyayı sevmen hayatta kalmana yetmez, vakti gelince gidersin, hazırlıklı ol.
***
Dürüstlük, erdem kapısının anahtarıdır.
***
Düşküne vurmak yiğitlik değil zayıflıktır.
***
Düşmanlıkla hayranlık duygularını gerektiğinde frenlemeyi bilmiyorsak sorun ve sıkıntı yaşamamız kaçınılmazdır.
***
Egoizm tedavisi zor hastalıkların başında gelir.
***
Egosu şişkin olan övgüye düşkün olur.
***
Eğleneceğim diye yarınlarını yıkma.
***
Eğri-doğru kavramlarının içini kültürler doldurur, kültürler şekillendirir.
***
Eğriyi kırmadan doğrultmak uzmanlık işidir.
***
Ekip, dikmeye bak iyilik tohumlarını. Hangi tohum ekildi de bitmedi?
***
Ekmediğin tarlayı biçmeye gitme.
***
Ekonomik imkanlarını artırmaya gücün yetmiyorsa isteklerini azaltmak durumundasın. Sahip olduklarınla beklentilerin arasındaki mesafe sıkıntı ve stresini artırmakla kalmaz sıhhatini de olumsuz yönde etkiler.
***
El gözlemeden yaşamaya alıştır kendini!
***
Eleştiri ve tenkitlerindeki ölçü: İslam mı, kapitalist ve sosyalist zihniyet mi?
***
Elindeki imkanlar, içinde bulunduğun rahatlık şükrü unutturup rehavetini arttırıyorsa bu durum O’nun kahrı olabilir.
***
Elindeki oyuncaklar aldatmasın seni. İnsani değerlerden uzaklaşma!
***
Elindekini azımsayıp keyfini kaçırma.
***
Elindekinin altın olduğunu biliyorsan başkalarının bakır demesi seni üzmesin.
***
Elinden çıkan iyiliği sahiplenmezsen kimseden teşekkür beklemezsin.
***
Elinden, dilinden çıkan iyiliği sahiplendiğin müddetçe öğünmekten kurtulamazsın.
***
En çok muhabbete layık olan “Hu.” Unutma.
***
En değerli elbise güzel ahlaktır.
***
Erdem, bedende yük değildir.
***
Erdem, emeğin ürünüdür.
***
Erdem, sabrın zaferidir.
***
Erdem yokluğu para çokluğu ile örtülemez.
***
Erdemi besleyen kaynakları kurutmayınız, bedelini ağır ödersiniz.
***
Erdemli insan olmanın koşulları bellidir, yılları saymakla bir yere varılmaz.
***
Erdemli insanların az bulunur olması hatalı seçimlerimizin sonucudur.
***
Erken çiçek açan ağaç zor meyve verir.
***
Erken davranmakla geç kalmak arasında fark yoktur. Her şey vaktinde güzeldir.
***
Eski yaraları didikleyip kanatmanın yenilere faydası olmayacaktır. Aklıselime uyup yeniden yapılanmaya gidilmeli, hiç değilse gelecek kuşaklar kurtarılmalıdır.
***
Eskidir diye boncuğa pırlanta değeri vermeye çalışmayalım. Zaman aşımına uğramakla boncuk pırlanta olmaz.
***
Eskimeyen değerlere sahip çıkmanın yanı sıra yeni değerler de üretemiyorsak görevimizi yapmış sayılmayız.
***
Etik değerler insanlığın müşterek malıdır.
***
Ev sahibi ol kiracı gibi otur.
***
Evet çoğunluk kendine lazım olmayan boş şeylerin ardında sürüklenip gider.
***
Ey aşık! Aklın sayesinde Allah ve Resulünü bildin, neticede aşkı buldun.
***
Ey Can! Aşığa yar uzak değildir.
***
Ezilmemek için güçlü olmak zorundayız.
***
Fakirden görüneni bilen bilir. Bilmeyen varsın bilmesin.
***
Fark’ı Cem’le taçlandır, Cem’i Fark’la güçlendir.
***
Fayda temin etme şansı çok az olmasına rağmen fuzuli diyebileceğimiz işlerin görev anlayışı içerisinde sergilenmesi cidden üzüntü verici.
***
Fazla kederlenme, dünyada umduğunu bulamayan bir sen değilsin.
***
Fena süzgecinden geçersen tortusuz insan olursun.
***
Fıtrat tezgahının dokuduğu her kumaş güzeldir.
***
Filozof mutlak gerçeği akli metotlarla arar. Tasavvuf erbabı mutlak gerçeğe aşkla ulaşır.
***
Fitne ve tefrika ateşinin tamamını söndürmeye gücümüz yetmiyorsa da gücümüz yettiği kadarını söndürmeye çalışmak seyretmekten iyidir.
***
Gaye şucu bucu olmak değil adam olmaktır.
***
Gayesiz olmak bunalıma davetiye çıkarmaktır.
***
Geçmiş ne tapınak ne sığınaktır. Yarına bak.
***
Geçmişe dönük yaşamak kâr getirmez.
***
Gelecekse kendiliğinden gelsin, şöhreti gaye edinme.
***
Gelirin ihtiyaç ve isteklerini karşılamıyorsa sıkıntın ve stresin artacaktır. İsteklerini gelirine göre ayarlayabilirsen rahat yaşarsın.
***
Gençler ümit ve hayalleri ile yaşar, yaşlılar hatıraları ile… Kabirde ne ümitler işe yarar ne hatıralar.
***
Gençlere özenen yaşlılar saygınlığını yitirir.
***
Gençlerin kimlik tespiti yapması, şahsiyet olması, şahsiyetini tescil ettirme gayreti elbette onurlu davranış, güzel hareket. Yalnız bunları yaparken tarihe damgasını vuran değerlerimizi değersiz göstermeye, hafife almaya hakkımız yok, lüzum da yok.
***
Gençlik isteklerin yoğun, imkanların dar olduğu dönemdir.
***
Gençlikte eş dost arkadaş çokluğu ile övünürsün, yaşlılıkta yalnız olduğunu öğrenirsin.
***
Gençlikte güzel ve faydalı işler yapmaya çalışırsan ihtiyarlıkta pişmanlığın az olur.
***
Gençlikte hataların ne kadar çok olursa yaşlılıkta üzüntü ve acıların o kadar yoğun olur.
***
Gençlikte iftihar vesilesi yaptığın işlerden yaşlılıkta üzüntü ve pişmanlık duyabilirsin.
***
Gerçek varı göremeyip var olmayanı gerçek gibi görmek hoş değil.
***
Gerçekler adına insanların içindeki umut ışığını söndürme.
***
Geriye dönüp baktığında başını önüne eğmek durumunda kalmıyorsan ne mutlu.
***
Gittiğin yol doğrudur. Doğru yol gittiğin yoldan ibaret değildir.
***
Gönlünce yaşamak yerine insanca yaşamayı yeğlersen pişman olmazsın.
***
Gördüğün olumsuzlukları gözünde büyütme, kalbin kararmasın.
***
Göremediklerini yok sayarak bilenleri kendine güldürme!
***
Görev ve hizmet yapabilmek için iyi niyetli olmak kâfi değil, göreve ehil olmak önemli.
***
Görmek istemeyene güneşi gösteremezsin.
***
Gözüyle görenin görüş alanı dardır, renkleri şekilleri görür. Aklıyla gören öteleri görür. Ötelerin ötesini….
***
Gözyaşı dökmene, O’nun kapısında küçülmene sebep olan hatalar da kurbiyyete vesile olabilir.
***
Gücün çevrene ürküntü vermesin.
***
Gücünü “her şey gönlümce olsun” diye harcama!
***
Güç zorbanın elinde olursa masumu mağdur edecek bir bahane bulunur.
***
Güçlü, her zaman haklı değildir.
***
Güçlü olduğunda gücün başını döndürmesin, güçsüz olduğunda cesaretin kırılmasın. Orta yolu tut!
***
Güçlü olduğunda güçsüzleri ezme. Seni de senden güçlü ile ezerler bir gün.
***
Güçlü olmadığın müddetçe güçlü ile iyi geçinmek mecburiyetindesin.
***
Gülmeyi, gülümsemeyi kendimize çok görmeyelim.
***
Gülümseme güzeldir.
***
Gülümsemeyi bilenler güçlü insanlardır.
***
Gülün güzelliği bahçıvanı unutturmasın!
***
Gün olur üzülme hakkını da elinden alırlar. Üzülemezsin ağlayamazsın doya doya….
***
Güzel ahlaka, Resulullah (sav) Efendimizi taklit etmek, O’na uymakla ulaşabiliriz. Ahlaki olgunluğun doruk noktasında O vardır.
***
Güzel ahlakın adresi bellidir, uymasını bil.
***
Güzel ahlakın nihai noktası fakr halidir.
***
Güzel benim sevdiğimden ibaret değildir. Başkalarının da sevdiği güzeldir.
***
Güzel söz kalbin baharıdır.
***
Güzel söz ve hikmet insanlığın malıdır. Kimin söylediği değil ne söylediği önemlidir.
***
Güzel sözler kalbe sükûnet verir. İnsanı rahatlatır.
***
Güzel sözler pahalı taşlar gibidir, alıcısı az ömrü uzundur.
***
Güzel yüzler güzel sözlerden önce cazibesini yitirir.
***
Hadi yaşlıları mazur görelim. Hayata küsmek gençlere hiç yakışmaz.
***
Hak etmediğin övgüler seni büyütmediği gibi yergiler de küçültmez.
***
Hak etmediğin övgülere itibar etme.
***
Hak etmediğin şöhreti taşıyamazsın.
***
Hakk seninle, sen kiminlesin?
***
Hakk, ehline gizli değildir.
***
Hakk kayıt altına alınmaktan münezzehtir. Sen vehminde var ettiğin ilahı kayıt altına alırsın.
***
Hakk seninle sen, seni çıkar aradan mesele tamam.
***
Hakkımda takdir ettiğine teslim oldum Ya Rab!
***
Hakk’tan hak talep edilmez. Teslim ol.
***
Haklıdan yana ağırlığını koymuyorsan haksızlıktan şikâyet etmeye hakkın yok.
***
Hakk’tan örtünme, gizlenme şansın yok adımını ona göre at.
***
Hangi insan modelini seviyorsan onlardansın.
***
Hangi koltuğa oturursa otursun cüce yine cücedir.
***
Hangi yoldan gittiğine değil ne kadar yol gittiğine bak.
***
Hangi yöne baksan O’nun kaza ve kaderi görünüyor.
***
Hapishaneleri çoğaltmakla suçluların sayısı azalmaz.
***
Hasretin de güzel. Vuslatın da.
***
Hastalığın sebebi ihtiyarlık olunca çaresi bulunmaz.
***
Hatalarımızın kapısı açılırsa, başkalarının hatası ile meşgul olmaktan kurtuluruz.
***
Hatalarını küçümseme!
***
Hatasız insan yoktur. Hatada ısrar etmek sorun ve sıkıntı getirir.
***
Havai isteklerin ardında ömür tüketme.
***
Hayat bu, kimi rahmetle anılır kimi nefretle.
***
Hayat çiledir, yol düşe kalka yürünür.
***
Hayat güçlüklerle, sıkıntılarla doludur. Gücün yetiyorsa çevrendeki insanlara moral ve cesaret vermeye bak.
***
Hayat ne çok tatlı ne çok acıdır, başarıların zevki ve sevinci, olumsuzlukların üzüntü ve acısı arasında akıp gider….
***
Hayat senin için seyrini değiştirmez. Uyum zorluğun varsa kendini değiştireceksin.
***
Hayata küsmek için acele etme!
***
Hayata küsmenin zamanı değil şimdi. Bir kez daha dene sevmeyi, bir kez daha dene.
***
Hayata mağlup olmayanlar ölüme mağlup olurlar.
***
Hayatı gönlünce yaşayamazsın. Bu kural değişmez.
***
Hayatı okuyabilen insan hiçbir şahsı aşılamaz ilan etmez. Bugün aşılamaz olması yarın da aşılamayacağı anlamına gelmez.
***
Hayatın, insanların beklentilerine yanıtı her zaman olumlu olmadığı gibi her zaman olumsuz da değildir.
***
Hayır demeyi bilmeyen hayra ulaşamaz.
***
Her insan başka bir dünya. Müşterekler, menfaatler ve sosyal zorunluluklar bir araya getiriyor insanları.
***
Her insan iyilik yapılmaya layıktır. Kime, nerede, nasıl iyilik yapılacağını bil.
***
Her insan kendi istidadına uygun olan yoldan gider.
***
Her insan sevdiği, beğendiği işi yapma imkanına sahip olsaydı beğenilmeyen işleri kim yapacaktı?
***
Her oluşum, her fiil gizli bir aşkla ve O’nun nuruyla tamamlanır.
***
Her son, yeni bir başlangıçtır.
***
Her şeyin her an süratle değiştiği şu alemde insanın değişmesi, değişken olması gayet tabii ve fıtratın gereğidir.
***
Her Velinin bir Hira dönemi vardır.
***
Her zaman evet demek olmaz, yeri ve zamanı gelince hayır demesini de bilmeliyiz. İnsan onuruna yakışan budur.
***
Herhangi bir nedenle kendisine kırıldığın, darıldığın insanların iyi yönlerini görmezlikten gelmeyesin.
***
Herkesin sevdiği kendine güzeldir.
***
Hırs ve ihtiras nasibin olmayanı elde etmeye yetmez. Gerginliğini ve sıkıntını artırır.
***
Hırsına mağlup olma!
***
Hiç ölmeyecek olanı sevmeyi bilirsen ölenlerin acısı ile fazla sarsılmazsın.
***
Hiçbir çocuk ana-babanın çizdiği çerçeve içinde yaşamaz, yaşayamaz. İstenilenin, beklenilenin dışında davranışları vardır ve olacaktır.
***
Hiçim, övgülere ihtiyacım yok….
***
Hiçliğini bil!
***
Hikmet ehlinin sözü eskimez yıpranmaz.
***
Hikmet, sözün azı ve özüdür.
***
Hikmetin kalbe nerede ne zaman düşeceği belli olmaz.
***
Hikmetin yurdu olmaz.
***
Hizmet bekleme, hizmete talip ol.
***
Hizmet için ortaya çıkan, insanların eziyetlerine katlanacak kadar kuvvetli olmalı.
***
Hizmeti ehil insanlar, teşekkürü kibar insanlar bilir.
***
Hoş olmak istersen baş olma!
***
Huzursuzluğun hırsından kaynaklanıyorsa hiç kimseyi suçlama.
***
Hz. İnsan, varlığın kıblesidir.
***
İnançlı yaşamak inançsız yaşamaktan üstündür.
***
İnançsızlık, bunalıma davetiye çıkartmaktır.
***
İnsan, aklıyla onurlu, iradesiyle sorumludur.
***
İnsan gibi insan olmak dururken başka adrese sığınmaya gerek yok.
***
İnsana insanca yaşamak yakışır.
***
Irmak denize ulaşınca sükûnet bulur, aşık O’na kavuşunca.
***
Istırabı olmayan insan tuzsuz yemeğe benzer.
***
İcaplarını yerine getiremeyeceğin görevi üstlenme. Bu hareketinle göreve ehil insanların gelmesine yardım etmiş olursun.
***
İçin harapsa dışını süslemekle kendini kurtarman çok zor.
***
İçinde bulunduğun ortam umduğun kadar iyi değilse de zannettiğin kadar kötü de olmayabilir.
***
İçinde bulunduğun zamanı en iyi, en güzel ve en faydalı işlerle değerlendir. Zamanın israfı israfların en büyüğüdür. Geçen zamanı ve tükettiğin enerjiyi tekrar bulman asla mümkün değildir.
***
İçindeki hazineyi dışında arama.
***
İdealsiz olmak bunalıma davetiye çıkarmaktır.
***
İdeolojik saplantı zihinsel körlük yapar.
***
İhsan edilenler elinden alındıkça sızlanma, imtihan olabilir.
***
İhtiyaç fazlası konuşmalar saygınlığımızı aşındırır.
***
İlahi aşk seni senden öldürür. Gerçek kimliğini sana bildirir.
***
İlahi lütuf, bazen kahır perdesiyle örtülüdür.
***
İleri götürüldüğü takdirde yabancı düşmanlığı kadar yabancı hayranlığı da sosyal yapıda yaralar açar.
***
İlmi az olanın sözü çok olur.
***
İlmin gayesi insanlığa hizmet olduğu gibi dinin gayesi de insanlığa hizmettir.
***
İnancın davranışlarına yansımalı. Kınayanın kınamasından çekinme.
***
İnancına uygun salih ameller işlemeye çalış.
***
İnanç insan için moral ve huzur kaynağıdır.
***
İnanç yoksulluğu ruh ve beden sağlığımızı olumsuz yönde etkiler.
***
İnançsızlığın ruhumuzda açtığı yarayı saracak bir tek el var: Allah inancı.
***
İnançsızlık güç kaybıdır, yoksulluktur.
***
İnandığın davada çok sağlam ve samimi ol.
***
İnanmak başarmanın ön koşuludur.
***
İnanmış görünenler inananların sırtında yüktür.
***
İnkara giydirilen elbisenin çeşitleri çoktur.
***
İnsan ahlaki olgunluğa ulaştıkça huzur ve sükuneti artar.
***
İnsan aklıyla onurlu, iradesiyle sorumludur.
***
İnsan amaçla diri, inançla huzurludur.
***
İnsan gibi insan ol, ünvana sığınma, mevsimi çabuk geçer.
***
İnsan gibi insan olmanın temel ilkesi, dürüst olmaktır.
***
İnsan gibi insan olursan sözün de kalır yarına izin de.
***
İnsan kendini aşmayı bilmeli.
***
İnsan kuş beyni taşımaz. Kendine yakışanı yapmaya çalış.
***
İnsan meyve ağacına benzer; çiçek, çağla ve olgunluk dönemi vardır.
***
İnsan olmak işveren olmaktan daha güçtür.
***
İnsan olmak ucuz ve kolay iş değildir.
***
İnsan olmakla insan geçinmek aynı şey değildir.
***
İnsan olmanın yolu dar ve dikenlidir.
***
İnsan, önce kendi ile barışabilmeli.
***
İnsan, süzüldükçe güzelleşir.
***
İnsan tüm zıtları kendinde toplayabildiği için büyüktür.
***
İnsan; yalnız doğar, yalnız yaşar ve yalnız ölür. İnsan bu alemde gariptir.
***
İnsan yerine konmak istiyorsan insana yakışır işler yapmaya çalış.
***
İnsana verilen ömür, lüzumsuz ve faydasız işlere tüketilecek kadar uzun değildir.
***
İnsana yakışan iyilik yapmaktır.
***
İnsanı aff-ı ilahiden uzaklaştıran, günahı meşru ve mubah görmesidir.
***
İnsanı hayata bağlayan anıları değil umutlarıdır.
***
İnsanı tanıyabilsek, olumlu-olumsuz davranışları karşısında hayret ve şaşkınlığa düşmezdik.
***
İnsanın bilinmezliği, zıtları kendinde toplamasından ileri gelir.
***
İnsanın bir iç beni var. Kendinden bile sakladığı yahut tanıyamadığı gerçek ben. Bir de dış beni var. Sosyal standartlara uymakla yükümlü dış ben. Elbise gibi bir şey zamanla değişen, eskiyen ben. Sosyal kimlik.
***
“İnsanın elinde yozlaşmış her şey.” İçimin ısınmadığı, benimseyemedim bir söz. İnsanın tek yönü. İnsan en büyük sanatkarın en seçkin eseri. Tabiat insanın anası ve aynası. İnsanın içinde yaşamadığı dünya harap bir ev, ruhsuz, şuursuz bir beden. Evren insanla güzel, yaşamak insanla sevimli, insanla anlamlı.
***
İnsanın en büyük talihsizliği insan olamayışıdır.
***
İnsanın hayat sahnesinde oynadığı rollere baktığımızda onu gerçek kimliğine uygun şekilde tanımlamanın kolay olmadığı görülür. Bir taraftan tüm hizmetlerin odak noktasını işgal edip en büyük ödüle layık görülürken diğer taraftan en büyük kahra uğrayan, ezilen ve itilen yine insan oluyor.
***
İnsanın kendi istekleri ne kadar baskınsa, kendinden istenilene tepkisi de o denli güçlüdür.
***
İnsanın kendinden kaçma denemeleri sorun ve sıkıntılarını artırır. İnsan kendisiyle barışmanın yolunu ve yöntemini aramalı. Kurtuluş buradadır. Kendisiyle barışabilen insan görecektir ki ne kendisinin varlığı lüzumsuz ne de zannettiği gibi insanlar kendisine ilgisiz.
***
İnsanın kendini değiştirmesi kolay olmadığı için kendine dokunmaz. Başkasına dokunur.
***
İnsanın kendini küçümsemesi, hafife alması ne kadar yanlışsa kendini gereğinden fazla gözünde büyütmesi de o kadar hatalıdır. İnsanın bir şeyler başarmış olması her isteğine ulaşacağı, her tuttuğunu koparacağı anlamına gelmez.
***
İnsanın kendini lüzumsuz sayması, karamsarlığın ve hayatı okuyamamanın neticesidir. Hayat sahnesinde başrol oyuncularına ihtiyaç olduğu gibi figüranlara da ihtiyaç vardır.
***
İnsanın kendini tanıyabilmesi, durumunu değerlendirmesi için yalnızlığa ihtiyacı vardır.
***
İnsanın kıymeti, insanlığa hizmeti ile ölçülür.
***
İnsanın kıymetini insan olanlar bilir.
***
İnsanın olumlu yönüne bakıp onu kutsamak yanlış olduğu kadar olumsuz tavır ve davranışlarına bakıp ondan umut kesmek de yanlıştır. İnsan zıtların sentezidir.
***
İnsanın süsü erdemidir.
***
İnsanın ya gölgesi olmalı ya meyvesi.
***
İnsanın yaşadığı ya izinden bellidir ya sözünden?
***
İnsanın yüceltilmeye ihtiyacı yoktur. Kendini bilen insan yücedir.
***
İnsanlar aşksız yaşayabilir. Ekmeksiz yaşayamaz. Realiteyi romantizmle öğretemeyiz.
***
İnsanlar, ekmeksiz yaşayamadığı gibi erdemsiz de yaşayamazlar.
***
İnsanlar, elinde bulunanlardan daha iyisine layıktır.
***
İnsanlar hakkında hüküm vermekte aceleci olma.
***
İnsanlar ne sandığın kadar iyi ne yaka silktiğin kadar kötüdür.
***
İnsanlara ikramda, ihsanda bulunmayışın, elinde olmadığı için mi maddeyi çok sevdiğin için mı?
***
İnsanlara iyilik yapmaya gücün yetmiyorsa kötülük de yapma. İnsana yakışan iyilik yapmaktır.
***
İnsanlara kızarak hayata küsmenin sana kazandıracağı bir şey yoktur. Üzüntün ve yalnızlığın artar.
***
İnsanlara kötü alışkanlıklarını terk ettirmek onlara yapılacak iyiliklerin başında gelir.
***
İnsanlardan çok şikayetçi olana ödül vermiyorlar.
***
İnsanları dinden tecrit etmek yerine din zannedilen hurafelerden, bidat ve adetlerden kurtulmak daha ilmi ve basiretli bir hareket olur.
***
İnsanları kınamakta usta olanlar dönüp kendine baksın.
***
İnsanları küçümsemek gibi bir hakka sahip değiliz.
***
İnsanları küçümsemekle boyun büyümez. Çevren küçülür.
***
İnsanları suç işlemeye iten maddî ve manevî sorunlar çözümlenmelidir.
***
İnsanları tanıdıkça yalnızlığın artar. Acı da olsa gerçek bu.
***
İnsanların ayıbını aramayı bırak. Sen, sendeki hazinenin kapısını açmaya bak.
***
İnsanların hüznü, insanların acısı beni ilgilendirir, dokunur bana. Neme gerek deyip geçemem, hüzünlenirim hiç değilse…
***
İnsanların ihtilafı ittifakından fazladır. Aklın yolu bir değildir.
***
İnsanların iyiye de kötüye de istek ve istidatları vardır. Hangi tarafın yönlendirmesi güçlü ise o tarafa akış artar.
***
İnsanların mutlu olabilmesi için metafizik esintiye ihtiyaçları vardır.
***
İnsanların mutluluğu seni mutsuz etmesin.
***
İnsanların mutluluğunu çalmayın!
***
İnsanların olmadığı bir alemde yaşama şansımız yok. Hayatın önümüze koyduğu olumsuz tablolardan fazlaca ürküntü duymadan yolumuza devam etmeliyiz.
***
İnsanların olumsuz davranışlarını sayıp dökerek kendi hatalarımızı mazur ve meşru görmek veya göstermek gibi bir hileye başvurmayalım.
***
İnsanların omuzuna basarak Tanrı’ya ulaşamazsın.
***
İnsanların sana nasıl davrandığından çok senin onlara nasıl davrandığın önemli.
***
İnsanların seni anlamasını bekliyorsan daha çok beklersin.
***
İnsanların yanında itibarın arttıkça hareket alanın daralır.
***
İnsanlarla arana duvar örme. Zaman yaraları tedavi eder, acıları azaltır.
***
İnsanlaştıkça güzelleşirsin.
***
İnsanlığa ışık tutan ölümsüz eserlere imza atan büyük insanlara baktığımızda bunların pek çoğunun müzmin muzdaripler ve yalnızlar olduğunu görürüz Acının, ıstırabın kucağında büyümüştür onlar.
***
İnsanlığın bugünkü başarısı başımızı döndürmesin. İnsanlık daha büyük başarılara gebedir.
***
İnsanlığın ortak değerleri üstüne kendi etiketimizi yapıştırmayalım.
***
İnsanoğlu kaptan kaba doluyor, dünkü fikri bugün enkaz oluyor.
***
İrade ve istikamet sahibi ol, rüzgâra göre yön değiştirme!
***
İslam’ı yaşama noktasında zafiyeti olan insan tebliğde başarılı olamaz.
***
İstediği gibi olmakla istenildiği gibi olmak arasındaki dengeyi oluşturamayan insan sıkıntı ve stresten yakasını kurtaramaz.
***
İstediğimiz zaman ölseydik, bu yetki bize verilmiş olsaydı pek çoğumuz acele eder hayatın önümüze koyacağı güzelliklerden kendimizi mahrum ederdik.
***
İstediğini yapmakla istenileni yapmak arasında ki en uygun tercih doğru olanı yapmaktır.
***
İstekleri çok olanın huzuru az olur.
***
İsteklerin çokluğu ömrünü uzatmaz, vakit tamam dediklerinde hayır deme şansımız yoktur.
***
İstekleri terk et, takdire boyun eğ, yürü! Yolun açık feyzin bol olsun.
***
İsteklerin başına bela olmasın. Hayır demeyi bil.
***
İsteklerini azaltırsan sağa sola eğilmek ihtiyacını duymaz daha hür, daha mutlu yaşarsın.
***
İstifadene sunulan imkanları hor kullanma!
***
İstisnalar bir yana insanları takdir ve tenkit ederken duygusallıktan kurtulamıyoruz.
***
İstişare etmek, istediğini onaylatmak değildir.
***
İsyan ve itiraz, kaza ve kaderi değiştirmez, sıkıntı ve huzursuzluğunu artırır.
***
İyi insan olmak için devamlı birilerinin ihtarını beklemeyiniz. Yollar açık kurallar bellidir.
***
İyi insan olmakla insanların zulmünden kurtulamazsın.
***
İyi insan olmaya gücümüz yetmiyorsa da iyi insanları sevme imkânı elimizden alınmamıştır.
***
İyi olmadığı halde iyi gibi görünebilen insanların kötülüğünden korunmak, kötülerin kötülüğünden korunmaktan daha güçtür.
***
İyi tahlil etmesini bilirsen sana üzüntü veren olayların ferahlatıcı bir yönünü bulabilirsin.
***
İyi malzeme, ehil olmayan ustanın elinde ziyan olur.
***
İyiler bulunur umutsuz olma.
***
İyiler ucuza gidiyor. Değerini vermiyoruz.
***
İyiler, yolumuzu aydınlatan ışıktır.
***
İyilere özenirsen iyilerden olursun.
***
İyileri kendine örnek al, iyi geçinenlerin yaptığı yanlışlar moralini bozup, şevkini kırmasın.
***
İyilerin de kötülerin de takipçisi olmuştur, olacaktır.
***
İyilerin yolu yokuştur. Mücahedesiz iyiliğe ulaşılmaz.
***
İyilik etmeye niyetlendinse acele et.
***
İyilik, iyilik etmekten ibaret değildir. Kötülere tahammül de iyiliğin bir şubesidir.
***
İyilik yap yaptığın yerde kalsın. Yanında taşıma.
***
İyilik yapacak kadar iyi değilsen kötülük yapacak kadar küçülme.
***
İyilik yapan yanılmaz.
***
İyilik yapmak için yarını bekleme, bugün tam zamanı.
***
İyilik yapmak insanı rahatlatır, kötülük kalbin kurdudur.
***
İyilik yapmak kalbe huzur ve rahatlık verir.
***
İyilik yapmakla yılanın fıtratını değiştiremezsin.
***
İyilik yaptığın insanın sana karşı sürekli minnet duygusu içerisinde olmasını bekleme.
***
İyimserliğin de kötümserliğin de bir hududu vardır. O çizgiyi aşınca ikisi de özürlü doğum yapabilir.
***
Kafir mührü ehil olmayan ellerde, beğenmediğine vuruyor damgayı.
***
Kalabalıklara güvenmenin getirisi, hüzün ve gözyaşıdır.
***
Kalbin de senin mahremindir, her önüne gelene açma.
***
Kalbinde açlık ve susuzluk varsa, ekmekçinin kapısında dolanıp durma.
***
Kalbinde haşyetullah, muhabbetullah yoksa dilindeki kelamın güzelliği seni kurtarmaz.
***
Kalp kırma, kırılan kalbin tamiri güç olur.
***
Kamplaşmaların bedelini çok ağır ödedik, ödüyoruz. Bir de insan demeyi denesek…
***
Kararsızlık, huzursuzluğun diğer adıdır.
***
Kardan, yağmurdan şikayetçi olanın susuzluktan şikâyet etmeye hakkı yoktur.
***
Karnı tok olan bir insan ruhen aç ise yine bunalımlı ve mustariptir.
***
Karnını doyurmak zaruret, kalbini doyurmak fazilettir.
***
Karşılığını bekleyerek yaptığın iyilik, borç para vermeye benzer.
***
Karşıyı gözetleyen, elindekini göremez.
***
Kaybetmek korkusu, kaybedilmesinden korkulan değeri daha sevimli hale getirir.
***
Kemale erenin zevali yakındır.
***
Kendi gayretinle başarman gereken işler için başkalarının gözüne bakıp durma, yolunu gözleme.
***
Kendi görevini kendin yap. Başkalarının yapmasını bekleme.
***
Kendi kendini yönetebilme bir sanattır ve bu sanatı bilen insanların sayısı azdır.
***
Kendi olmak, yürekli insanların işidir.
***
Kendinde başkalarını eleştirme ve tenkit etme hakkını bulanlar, başkalarının da kendilerini eleştirme ve tenkit etme hakkına sahip olduklarını bilmelidirler.
***
Kendinde var olanın Hakk olduğunu bil.
***
Kendinden uzlet et.
***
Kendine fazla paha biçmezsen rahat yaşarsın.
***
Kendine hak gördüğünü karşındakine çok görme.
***
Kendine söz dinletemiyorsan başkalarına sözünü dinletme şansın yoktur.
***
Kendine varlık vermekle gurbete düştün. Kendini bil kendini.
***
Kendini aşmak, dağları aşmaktan daha zordur.
***
Kendini beğenmek duygusunu aşabilirsen övünmeye ihtiyacın olmaz.
***
Kendini beğenmen günah olarak yeter.
***
Kendini bilmenin zamanı gelmedi mi? Daha ne kadar kendinden habersiz yaşayacaksın.
***
Kendini gözünde büyütme! Doğarken acz içerisindesin, ölürken acz içerisinde… Bu iki acz kutbu arasında akıp giden bir ömrün sahibisin.
***
Kendini güçlü olduğuna inandırmak için kimseyi küçümsemene, horlayıp aşağılamana gerek yok.
***
Kendini hesaba çekmek, hayatın tadı tuzudur.
***
Kendini iyi yöneten insan kimlik ve kişilik kazanır.
***
Kendini küçük gördüğün müddetçe büyük işler başarma şansını yitirirsin.
***
Kendini küçük görme, çok da büyütme gözünde. Orta yolu tut.
***
Kendini oku…
***
Kendini tam gören terakki edemez.
***
Kendisi ile barışık olmayan insan başkası ile uyum içinde yaşayamaz.
***
Kendisiyle barışabilen insan görecektir ki ne kendisinin varlığı lüzumsuz ne de zannettiği gibi insanlar kendisine ilgisizdir.
***
Kınanmaktan korkan konuşamaz.
***
Kınayanların kınaması keyfini kaçırmasın, doğru bildiğin yolda yürü.
***
Kıskançlığını kindarlık boyutuna taşıma.
***
Kısmetse gelir deyip yatma. Yanılırsın.
***
Kim ne iş yapıyorsa ona ihtiyaç var. Her insan kendi işiyle meşgul.
***
Kime benziyorum diye yorma kendini. En çok kendime benzerim.
***
Kime, kimseye dokunmadan yaşanmaz bu hayat. Birilerine dokunmalı insan dediğin.
***
Kimi insanın sözü sükutundan, kiminin sükutu sözünden hayırlıdır.
***
Kimi, neyi, ne kadar sevdiğin zor zamanda belli olur.
***
Kimliğinde insan yazmıyorsa, nerede doğduğun, kimlerden olduğun önemli değil.
***
Kimseleri beğenmeyişin, beğenemeyişin kendine fazlaca değer vermenden kaynaklanıyor olabilir.
***
Kimseye kötülük yapma! Pişmanlık duyduğunda özür dileyeceğin kişiyi bulamayabilirsin.
***
Kimseyi hor görme, aynı hamur, aynı çamurdanız.
***
Kinle sulanan bahçede gül bitmez.
***
Kirlenmek kolay, arınmak güçtür.
***
“Kişi sevdiği ile beraberdir” ölçüsüne bak, gideceğin yeri belirle.
***
Kişilik gelişimini tamamlamış insanların övünmeye ihtiyacı yoktur.
***
Kişisel değerlerden yoksun olan insan, şartlanmalarına sığınarak kendini beğenmeye ve çevresine kabul ettirmeye çalışıyor.
***
Kitabın değeri hacmi ile ölçülmez. Kitap yazıyorum diye şişirme yapmaya ne gerek var.
***
Kitap; sevgilerin, kinlerin, acıların, umutların, ihtirasların, ideolojilerin, girift düşüncelerin, komplekslerin kâğıtta şekillenmesi, görüntüsü. Şuuruyla, şuuraltı ile insanın kâğıda yansıması. Kitap bizim aynamız. Kendimizi görüyor, kendimizi okuyoruz.
***
Kokumuz iyi, tadımız yok.
***
Kolay kazanan, kolay kaybeder.
***
Kontrol edilmeyen cesaret belanın davetçisidir.
***
Konuşması gerekenlerin susması, susması gerekenleri konuşturur.
***
Korkaklık kötü, ataklık iyi değildir.
***
Körün güneşe sitem etme hakkı yoktur.
***
Kötü alışkanlıklardan uzak dur. Terk edilmesi güçtür.
***
Kötü olan para değil paranın putlaştırılmasıdır.
***
Kötülük kimseye kâr getirmez.
***
Kötüye “kötü” demekle vazifeni yapmış sayılmazsın. İyinin, güzelin ve doğrunun yanında yer almalısın.
***
Kurtarıcı bekleme kurtarıcı sensin. Görevini yapan sen.
***
Kuşakların başarı ve başarısızlığı o günün koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
***
Kuşlara yem verir gibi insanlara iyilik yap, karşılık beklemeden.
***
Kuvvet bilekte değil yürektedir. Yüreğinde kuvvet olmayan bileğindeki kuvvetle iş göremez.
***
Küçük de olsa başarılar, insana moral ve cesaret verir.
***
Küçük görmekle boyun büyümez.
***
Küçük görülenlerin öyküsüdür bu! Kendini büyük görenler dokunmasın.
***
Küçük insanlar büyük gürültü koparmayı sever. Büyüklerin büyüklüğü sadeliğinden, sükunetinden bellidir.
***
Küçük uğraşlar büyük başarı getirmez.
***
Kültür yoksulu bir muhitte münevver insan mutlu yaşayamaz.
***
Kültürel kirlenmeden korunmak için seçici olmak gerekir.
***
Küsmeye, gücenmeye niyetlendikten sonra her insanda küsecek, gücenecek bir davranış bulunabilir.
***
Maddenin efendisi ol.
***
Maddeye bağımlı insan maneviyatın kokusunu alamaz.
***
Maddeye olan doyumsuzluğun sahip olduklarını da yitirmene neden olmasın.
***
Maddiyatın var maneviyatın yoksa, hatırın olsa da huzurun olmaz.
***
Madem ki yaşıyorum nöbet ve hizmet sırası bendedir. İnandığım davaya nasıl hizmet edebilirim? Gücüm neye yeter? Bu suali kendine sor.
***
Madem ki yaşıyoruz bizim de bir şeyler söylemeye hakkımız olmalı. Cüretimiz mazur görüle.
***
Mahzun ol, mağrur olma.
***
Mal mutluluğun garantisi değildir.
***
Malı çok olsa da tamahkar insan yine fakirdir.
***
Manen aç olan insan madde ile doyum ve mutluluğa ulaşamaz.
***
Masivaya meyil ve muhabbetten kendini koru.
***
Menfaat için başkalarını ezmek, yok etmek mantığından vazgeçmiyor ve bu insanlık ayıbından kurtulamıyorsak ne akan kan diner ne gözyaşı.
***
Menfaat üstüne odaklanmamalı İnsan, büyük düşler kurmalı.
***
Menfaatine alet edemediğin insanlara kızma ve lütfen çamur atma.
***
Merhamet gücünü aşındırmaz.
***
Mevcudun korunması için ne kadar inatçı ve ısrarcı olunursa olunsun zaman yeniliği ve değişimi onaylıyor.
***
Milli-manevi değerlerimizi tanıtıp sevdiremiyorsak suç bizim. Eloğlu kendi malını pazarlamanın yolunu çok iyi biliyor.
***
Minnet yükü ağırdır. Elinden gelirse altına girme, hür yaşa.
***
Muhabbet de yoğunlaş, yoluna devam et.
***
Mutlu olmak için zor olanı başarmak veya çok zengin olmak gerekmez. Bireyin kendisini mutlu yahut mutsuz hissetmesi olayları algılaması ile yakından ilgilidir. Mutluluk bize yakındır, onu gaye edinerek kendimizden uzaklaştırmayalım.
***
Mutlu olmayı her insan ister, her insan arar, pek azı bulur.
***
Mutluluğu gaye edinme. Hayat, mutluluk arayışından ibaret değildir.
***
Mutluluğu şöhrette arayan yanılgı içerisindedir.
***
Mücahadesiz iyilerden olmaya yol yok.
***
Mükemmel olmaya yanaşmayız ama karşımızdakinin mükemmel olmasını isteriz.
***
Mükemmele yürümek yokuş çıkmaya benzer, yorar insanı. Yorulmaya değer mi derseniz bilmiyorum derim. Mükemmele ulaşana sormalı.
***
Mümkün olsa da ileride pişman olup Eyvah diyeceğimiz şeyleri hiç yapmasak.
***
Ne ayrılık var
Ne vusul
Bilmek var bilmek.
***
Ne doğum başlangıçtır bize ne ölüm son, uzundur bizim öykümüz.
***
Ne erken ne geç, her şey mevsiminde güzeldir.
***
Ne inmek var ne çıkmak. Ne aşağı var ne yukarı.
***
Ne olmak istediğin ne olmak istemediğinle yakından ilgilidir.
***
Ne sefaya talip ol ne cefaya, ondan gelene razı olmayı bil.
***
Ne silik ol ne sivri. Birinde şahsiyet zafiyeti var, diğerinde uyumsuzluk.
***
Ne şuralıyız ne buralı. Oralıyız.
***
Nefsin hastalıkları dün neyse bugün aynıdır, yarın da. Tedavi metotlarında değişiklik vardır. Kimi nefsi tezkiyeden işe başlar kimi ruhu tasfiyeden.
***
Nemelazımcılık, korkakların şemsiyesidir.
***
Nerede, ne konuşacağını bil.
***
Nimetler belki zahmetin karşılığı değildir ama sıkıntılara katlanmadan da nimete nail olunmuyor.
***
O kadar önemseme. Gözünde büyütme olanları. Seni üzen, öfkelendiren şeye bir başkası gülüp geçebilir.
***
Okuduğun her kitap insanı tanımana yardımcı olacaktır.
***
Okunacak yazı yazmak, yazılacak işler yapmak her insana nasip olmaz.
***
Olgun insan, hatasız insan değildir.
***
Olgun insan, övünmeye ihtiyaç duymaz.
***
Olgunlaşma süreci uzundur. Dayanıklı ol.
***
Olgunlaştıran üzüntü, yozlaştıran sevinçten (zevkten) üstündür.
***
Olumsuz anılarını yük etme kendine. Geçmişe gereğinden çok eğilirsen geleceği yitirirsin.
***
Olur olmaza gönlünü kaptırma. Sevdiğin adam olsun.
***
Onlar, insanların elinden kurtulsa dilinden kurtulamaz.
***
Onlar kendi coğrafyasında yaşıyordu. Biz bugün, dünya coğrafyasında yaşıyoruz.
***
Onları yüzyıllar boyu yaşatan altınları değil erdemleridir.
***
O’nu iyi günlerde unutma ki sıkıntılı günlerinde yönelmeye yüzün olsun.
***
O’nun izni olmadan ne nebinin elinden bir şey gelir ne velinin.
***
O’nun zikrinden kaçmak için özür beyan edip durma, yazık etme kendine.
***
Onurunla oynanmasını istemiyorsan güçlü olacaksın.
***
Oturduğun koltuğu, giydiğin elbiseyi dolduruyorsan birilerinin sana düşman olması seni üzmesin.
***
Oyalanmaktan çok kendimizi dinlemeye, kendimizle barışık olmaya ihtiyacımız var.
***
“Öfke denen enerjiyi yerinde ve zamanında kullanıp kâr eden insan sayısı çok az. Büyük çoğunluğumuz yersiz ve zamansız öfkenin getirdiği faturayı ödeyebilmek için nice gözyaşları döküyor, nice sıkıntılar ve acılar çekiyoruz.”
***
Öldüğünde sana ait değerler seninle gömülecekse, yaşama hakkını kullandın, yarına kalma şansını yitirdin demektir.
***
Ölmek için yaşamıyoruz, yaşadığımız için ölüyoruz.
***
Ölüm için telaşlanma ne erken gelir ne geç kalır.
***
Ölüm korkusu yaşama isteğini tahrik eder.
***
Ölümden korkan da ölüyor korkmayan da. En iyisi korkmadan yaşamak.
***
Ölüme yenik düşmeyecek yiğit henüz doğmadı.
***
Ölümsüz hayata kavuşmak istiyorsan sende sana ait bir şey bırakma.
***
Ölümüne çok üzüldüğün insanlar senin ölümüne hiç üzülmeyecekler.
***
Ömründe bir kez yaşarsın baharı, kıymetini bil.
***
Ömür sermayesini israf etme.
***
Ön yargılarımız, şartlanmalarımız bizi aydınlatan pek çok insana acı çektirmiş, sıkıntı yaşatmıştır.
***
Önce incele, sonra irdele, peşin hükümlü olma.
***
Önce insanları incitmemeye çalış, incinmemeyi de başarabilirsen ne mutlu, eli öpülecek insansın.
***
Önemsenmeden yaşamak burukluk yapar. Önemsenmek yerini daraltır. Dengeyi tutturabilirsen güzel olur.
***
Önüne konan paketin ambalajına aldanma.
***
“Öteki beriki yapıyor, ben de yapayım” mantığıyla yaptığın işten hayır bekleme. Davranışlarını, imkân ve ihtiyaçlarına göre düzenle.
***
Övgüleri boş ver. Yergileri hoş gör.
***
Övgülerimizi, yergilerimizi ifade ederken duygusallıktan uzak durmaya özen gösterelim.
***
Övülenler övüldüğü kadar mükemmel, yerilenler yerildiği kadar kötü olmayabilir. Övgü ve yergiyi kimlerin ne maksatla yaptığı önemlidir.
***
Övünmen gerekiyorsa, yaptıklarınla, çalışıp kazandığınla övün. Soya, sopa, kütüğe yaslanma. Hepimiz aynı ağacın dikeniyiz, gülüyüz.
***
Öz eleştiriden uzak yaşarsan, boyun büyümez.
***
Öz eleştirisi olmayan insan en büyük kötülüğü kendine yapar.
***
Özgür insan, isteklerinin kıskacından kendini kurtarabilen insandır.
***
Para her ayıbı örtmez.
***
Para kazanmayı bildiğin gibi harcamayı da bilmiyorsan, sorun ve sıkıntıdan yakanı kurtaramazsın.
***
Paran olsun, putun olmasın.
***
Paranın egemenliği değerlerin dengesini bozdu. Ahlaken yoksullaştık.
***
Politik heyecan, politik asabiyet, meşrep-grup taassubu, insanları huzursuz eden, birliği bozan sosyal hastalıklar.
***
Prensip sahibi ol, günü birlikçi olursan yarına bırakacağın bir şey olmaz.
***
“Rabbim Allah” diyorsan yaptıklarına razı olacaksın.
***
Rabbin ile aran iyi olsun. Sıkıntı verdiğinde sabrı, genişlik verdiğinde şükrü bırakma. Eksik ve muhtaç olduğunu unutma.
***
Rahatım, menfaatim diyen ötelerden koku alamaz.
***
Razı olmayı bilmeyenin kulluğu özürlüdür.
***
Razı olup olmadığın, verilen nimetlerin bir kısmının elinden alınması ile belli olur.
***
Renkten renge bürünür. Her yerden o görünür.
***
Ruhsal arınmayı gerçekleştirmenin iki temel unsuru, inanç ve irade.
***
Rüzgâra göre yön değiştirme! Dürüst ve ilkeli ol!
***
Sabrı az olanın sızlanması çok olur.
***
Sadelik zenginliktir.
***
Sağ kulağın sol elle gösterilmesine tahammüllüyüz, sağ kulağın sağ elle gösterilmesini benimsemiyoruz.
***
Sağlığın ve gençliğin kıymetini bil. Güzel ahlaka sarıl.
***
Sağlık servettir. Kıymetini bil.
***
Sahilde yaşayanların nemden etkilenmesi kaçınılmazdır.
***
Sahip olamadığın ahlak ve maneviyat adına değil de elde edemediğin dünyalık için üzülüyorsan, bu üzüntünün sana kazandırabileceği hiçbir şey yoktur.
***
Sahip olduğun nimetlerin Hakk’tan olduğuna içinde yakîn olsaydı hiç kimseyi hakir görmezdin. Kendi aklını, kendi gayretini görüyorsun. Sana o aklı, sıhhati, çalışma gücünü, fırsat ve imkânı vereni de gör.
***
Sahip olduklarınla mutlu olmaya çalış. Umduğunu bulamayabilirsin.
***
Sahiplendiğin değerleri aşındırma.
***
Sahiplendiğin ne varsa emanettir. Bugün var yarın yoktur, temkinli ol!
***
“Sahiplenme duygusu zevkli ve gereklidir. Ne var ki bu duygu tutkuya da dönüşse sahiplendiğimiz varlıkların elden çıkmasına engel olamayız. Yitirdiklerimizin peşinden hüzünle bakmaktan başka bir şey elimizden gelmez.”
***
Sana iyilikte ikramda bulunan insana teşekkür et. Ona bu hizmeti yaptıran fail-i hakikiyi de unutma.
***
Sana üzüntü veren olayları sık sık kurcalarsan kafan karışır, gönlün bulanır.
***
Sana yapılan izzetler, ikramlar işgal ettiğin makama mı, sahsına mı?
***
Sapkınlığını sürdürmek isteyen mazeret üretmekte mahirdir.
***
Seçkinlerin dilinden anlamak, Seçkinlerden olmayı gerektirir.
***
Sen, dünya denilen bu sahnede sana tevdi edilen rolü oynamakla yükümlüsün.
***
Sen kimseye düşman değilsen de sana düşman olan bulunabilir.
***
Sen, sen oldukça damlasın, senden geçersen deryasın.
***
Sen seni sorgula. Sen seni yargıla.
***
Senden gelir yine sana gider bu yollar. Biz bilsek de bu böyledir. Bilmesek de…
***
Seni O’ndan kesen, sana O’nu unutturan her şey fitnedir.
***
Servet ve şöhretin şımarttığı insanda hayır yoktur.
***
Servetin sıhhatini bozmasın.
***
Sevdiğimiz insanı büyütmeden seversek, ilkin kendimize sonra da sevdiğimize iyilik etmiş oluruz.
***
Sevdiğimiz insanların eksilerini, sevmediğimiz insanların artılarını görmek istemiyoruz. İkisi de yanlış. Aynı insanın takdir edilecek yönleri olduğu gibi tenkit edilecek yönleri de bulunabilir.
***
Sevdiğin insanlar, seni sana yansıtan aynadır.
***
Sevdiklerimi niçin seviyorum? Müştereklerim nelerdir? Sevmediklerimi niçin sevmiyorum? Sevmediklerimin de yaşama hakkına sahip olduklarını özümseyebildim mi? Kendimce ve gönlümce yaptıklarım nedir, yapamadıklarım nelerdir? Niçin, neden maskeliyim? Neden kendim olmuyor, olamıyorum? Kendim olmaktan anladığım nedir?
***
Sevdiklerine bağımlılığın ne kadar güçlüyse ayrılıkları o kadar acı verir.
***
Sevdiklerinle sevmediklerin arasında bocalayıp durma. Unut, unut ki şifa bulasın.
***
Sevdinse yandın!
***
Sevdiyse yandın!
***
Sevecek gücün yoksa nefret edecek kadar küçülme.
***
Sevene Ahmed yanana Muhammed eriyene yar olurum. Ahmed sevdi, yandı, eridi, damladı. O damladı ben O’na damladım. O damladı ben O’na damladım. Hani Ahmed hani Muhammed. Seven hani sevilen nerede. Seven de benim sevilen de. Seyir de benim yol da benim.
***
Sevgiler, Sevgiler… Çok kere hüzün ve gözyaşı bırakır arkada.
***
Sevmediğin insanları gönlünde taşıyıp kendine yük etme. Sevdiklerin de sana Allah’ı unutturmasın.
***
Sevmediğin, sevemediğin insanları küçük düşürme faaliyetinde bulunman şahsın için de itibar kaybına neden olmasın?
***
Sıhhat servetten kıymetlidir.
***
Sıhhatin, servetin, şöhretin seni şımartmasın. Hiç beklemediğin bir anda hepsini yitirebilirsin.
***
Sıhhatli olmanın kıymetini bilmen için onu yitirmen gerekmez.
***
Sırrın sana emanettir. Başkasına söylemek uygun olmaz.
***
Sızlandığıma bakmayın ara sıra. İnsanlardan umudumu kesmedim, kesmem de! İnsanların olmadığı bir dünyada ne işim var benim!
***
Sohbet, muhabbeti artırmıyorsa ya söyleyen özürlüdür ya dinleyen.
***
Sohbet niyeti ile oturup gıybet yapmayalım.
***
Sohbet uzletten üstündür.
***
Sohbette fesahat, belagat elbette güzel. Yaşadığın kadar konuşman, daha güzel.
***
Sohbette var, hizmette yoksun.
***
Sorumluluk bilinci taşıyan her insan görevlidir.
***
Sorumsuz insan yoktur, sorumluluğunu bilmeyen insan vardır.
***
Sorun ve sıkıntılarımızı abartmayı alışkanlık haline getirirsek hayata gülmeyi, gülümsemeyi unuturuz.
***
Sorun ve sıkıntılarını gözünde çok büyütme! Huzursuzluğunun gerçek nedeni aşırı duygusallığın ve karamsarlığın olabilir.
***
Sosyal baskı ve şartlanmaların kıskacında yaşayan insan doyumsuz, sıkıntılı, stresli ve verimsizdir.
***
Sosyal patlamalar sele benzer.
***
Sönmeyen ateş, sönecek bir gün…
***
Söz insanın değeridir. İnsan vardır konuştukça küçülür, insan vardır konuştukça büyür.
***
Söz ve sükût, kullanmayı bilen insanın elinde iki güçlü silah.
***
Sözlerinle değil davranışlarınla örnek ol.
***
Sözün azı çoğundan iyidir. Söyleyene yorgunluk, dinleyene bıkkınlık vermez.
***
Suçu kimse kabul etmez. Malum, herkes kendi açısından haklıdır. Peki, haksız olan kim? Kendi açısından haklı olan.
***
Suçumuzu, hatamızı mazur ve meşru göstermek için sebep ve kılıf aramak, kendi kendimizi kandırmak olur. Hatamızı kabul etmesini bilmeliyiz.
***
Sükutun da dili vardır, yerinde kullanmayı bilirsen kılıçtan keskin, sözden tesirlidir.
***
Şakşakçıyı peşinde gezdiren konuşmacıya, yazıklar olsun!
***
Şartlanmalar, küçük hesaplar yerimizi daraltıyor. Çokluktaki tekliği ve güzelliği göremiyoruz.
***
Şartlanmalara boyun eğen şartlanmaların tutsağıdır.
***
Şekilde ve kabukta kalmayalım. Öze doğru inelim.
***
Şikâyet etmekte, boşalmak ve rahatlamak olduğu gibi kendini yeniden kurmak ve gerilmek de vardır. Şikâyet konusu olan meseleleri unutmak hatırlamaktan daha iyidir.
***
Şikâyetin az, şükrün çok olsun.
***
Şöhret ve parayı taşımak yoksulluğu taşımaktan zordur.
***
Şöhretli insanların arasında devler olduğu gibi cüceler de vardır. Şöhret ve şöhretli insanların çevresindekiler, yazılıp çizilenler bizi yanıltmasın.
***
Şu suali kendimize lütfen soralım: Varlığım insanlığa ne kazandırıyor, ölümüm ne kaybettirir?
***
Şuurlu bir Müslüman için hayat, cihattan ibarettir.
***
Takdirin hükmü, tedbirin oyununu bozar.
***
Taklitte kalanla tahkike ulaşanların neşesi farklıdır.
***
Talebi terk et. Teslim ol. Bize düşen talep etmek değil teslim olmaktır.
***
Tasavvuf, kitap ve sünnetin ruhuna uygun yaşama mücadelesidir.
***
Tasavvuf, taklidi imandan tahkiki imana ulaşmaktır.
***
Tasavvufa meylettiysen aşık meşrep ol.
***
Tebliğ, dayatma değildir.
***
Tekebbür ve tasavvuf bir arada olmaz.
***
Teknolojinin önümüze koyduğu imkanlar insanımızı mutlu etmeye yetmiyor. Yitiğimiz var.
***
Temelde birlikteliğin olan insanları teferruat için incitme, yaralama.
***
Ten güzelliğine tutunma, mevsimi çabuk geçer. Gerçek güzellik, ahlak güzelliğidir. Eskimez, çürümez, sahibini mutlu, çevresini huzurlu yapar.
***
Terbiyeye nefsinden başla, tebliğe çevrenden.
***
Terki olmayanın terakkisi olmaz.
***
Tevekkül kapısı açılırsa huzurun kokusunu alırsın.
***
Toprak gibi olabilseydik; incinmez, ürün verirdik insanlara.
***
Tüm artı ve eksi değerler potansiyel olarak her insanda mevcuttur. Yaşadığı ülke, aldığı kültür, içinde bulunduğu ortam bu örtülü niteliklerin kuvveden fiile çıkmasına yardımcı olur.
***
Ulaşamayacağın yere elini uzatma! Kollarını kanat sanmakla uçamazsın!
***
Umduklarınla değil bulduklarınla mutlu olmaya çalış.
***
Umut ettiğin eline geçmeyebilir. Elindekiyle mutlu olmayı bileceksin.
***
Umutlar çiçek gibidir, her zaman meyve vermez.
***
Umutlar gençlerin sermayesi, anılar yaşlıların oyuncağıdır.
***
Unutulması gereken anılar taşıyorsan hata sendedir.
***
Utanmayı unutanlara hatırlatmak gerekir, uygun bir dille.
***
Uygunsuz isteklere “hayır” demesini bilen insan güçlüdür.
***
Uyuşturucu ilaçlar vardır. Hastaya tatbik edilince ağrısını, acısını unutturur. Hastalığı tedavi edilmediği için bir müddet sonra hasta ağrısını yine olanca şiddetiyle hisseder. Manevi boşluğun meydana getirdiği bunalımlar da böyledir. Kafalara, gönüllere şırınga edilen izmler, kavramlar uyuşturucu ilaçlara benzer, tedavi etmekten çok uzaktırlar.
***
Uyuyan insanla uyutulan insan arasında fark yoktur.
***
Ücret karşılığı yaptığın işleri hizmet diye takdim etme. Senin niyetin hizmet değil ücretti ve karşılığını alıyorsun.
***
Üreten insan üstündür.
***
Üretmek ustalık ister, tüketmek alışkanlıktır.
***
Üzüntü elden çıkanı geri getirmez.
***
Üzüntü ve acılarını depolayıp durma. Sorunu, sıkıntısı olmayan kaç kişi bulunur şu gök kubbenin altında?
***
Vahyin yolu açık ve aydınlıktır. İnsanlık bu yoldan giderek huzur ve mutluluğu bulur.
***
Vaktinde tedbir alınıp tedavi edilmeyen sivilce yarın çıban olabilir.
***
Varım desem olmuyor, yokum desem olmuyor. En iyisi emrini yap ötesini O’na bırak.
***
Varlığı yoklukla gidermedikçe, arınma tamamlanmış olmaz.
***
Varlığı yoklukla gidermedikçe, söz söylemeye hakkımız, yetkimiz yoktur.
***
Varlık ve darlık kişinin karakterini yansıtır.
***
Varlık vehminden kurtulmaya çalış.
***
Veren yanılmaz.
***
Verilen ömür sermayesini faydasız işlerde tüketme.
***
Vermediklerinden dolayı Allah’ı suçlama! Verdiklerinden dolayı teşekkür et!
***
Vicdan, yanlışı onaylamaz.
***
Vicdanın onaylamadığı işten hayır gelmez.
***
Visali olmayanın kemali yoktur.
***
“Vuslat” dedikleri, kendi yokluğunu, hiçliğini bilmektir.
***
Ya Vedud’a giden yolculukta en büyük engel benliktir. Ben şartlanmasıdır.
***
Yadırgadığımız davranışlar yeni değildir.
***
Yakinen tanımadığın insanlar hakkında ileri geri konuşma.
***
Yalancı yıldızların ışığı erken söner.
***
Yalanın en kötüsü kişinin kendine yalan söylemesi, kendini aldatmasıdır.
***
Yalnızlık büyük çoğunluğun sızlandığı, yakındığı bir olgu. İradesi zayıf insanları alkol, uyuşturucu, isyan, inkâr ve intihara kadar sürüklerken güçlü insanları eğiten, pişiren, olgunlaştıran büyük bir mürşittir.
***
Yalnızlık, yakındığın kadar acı verir.
***
Yalnızlıktan yakınıp durma, bir senin başında değil.
***
Yandaşların yanıltmasın seni. Kendini ölçmeyi, tartmayı bil.
***
Yanımızda götüremeyeceğimiz zenginliğe sarılıyoruz.
***
Yanlış işlerle uğraşma! Yaptığın yanına kalmaz, bir gün yakayı ele verirsin.
***
Yanlış olanı yapmıyorsan O’nun himaye etmesiyle yapmıyorsun.
***
Yanlış seçim doğru sonuç vermez.
***
Yanlış tercihle şahsiyetini tahrip etme, tedavisi güç olur.
***
Yanlışları doğru tespit etmek işimizi kolaylaştırır.
***
Yapacağın iyiliği küçümseme. İyilik yapmaya muvaffak olduğun zaman kendine teşekkür et.
***
Yapılması gerekeni yapıyorsan O’nun yardımıyla yapıyorsun. Yanlış olanı yapmıyorsan O’nun himaye etmesiyle yapmıyorsun.
***
Yapmadığın, yapamadığın bir işi başkalarına tavsiye etmen iyi niyetle de olsa inandırıcı olmaz.
***
Yaptıklarını aklın onaylamayabilir öyle zamanlarda bir de vicdanına sor!
***
Yarasalar ışıktan hoşlanmaz. Bilen bilir de biz buradan bilmeyene duyuruyoruz.
***
Yarın ne yakındır ne uzak…
***
Yarına umut bağlama, bugünün kıymetini bil.
***
Yarını yaşama garantimiz olmadığı halde yarınlar için çırpınır dururuz.
***
Yarını yaşamak istiyorsan bugünü iyi değerlendir.
***
Yarınlara fazla bel bağlama umduğunu getirmeyebilir. Anılara da çok sığınma. Hayatı olduğu gibi kabullenmeye alıştır kendini.
***
Yarınlardan umutlu olmak en azından içinde bulunduğun kötü durumun ağırlığını hafifletir.
***
Yaşam, bedelini ödemeye değecek kadar güzeldir.
***
Yaşama sanatını bilmeyen pek çok insan kendi ürettiği sorunların içerisinde boğulup gider.
***
Yaşamak bir görev ve sorumluluktur. Bunun bilincinde olarak yaşamak gerekir.
***
Yaşamak dedikleri bir kutlu dava, bir büyük mücadele. Dayan dayanabilirsen.
***
Yaşamak hak olduğu kadar görevdir de.
***
Yaşamak haksa, gönlünce yaşayabilirsin. Görevse, seni görevlendiren otoritenin kurallarını göz ardı edemezsin.
***
Yaşamak, olgunlaşmanın yoludur.
***
Yaşamak savaştır. Gücün yetiyorsa çevrendeki insanlara moral ve cesaret vermeye bak.
***
Yaşamak yürek ister. Ölümü istemek korkakların işidir.
***
Yaşantımızda orta yolu seçmeliyiz.
***
Yaşlılar gençleri anlamakta, gençler yaşlıları dinlemekte güçlük çekiyor.
***
Yediğim sen
İçtiğim sen
Gördüğüm sen
Kalktı ayrı gayrı
Kalmadı Ahmet’ten eser
***
Yeniliğe karşı çıkan yenik düşer.
***
Yeniye, yeniliğe düşman olma. Bugün senin muhafaza edilmesini arzu ettiğin eskiler de dün yeni idi.
***
Yenmeyi bilenler de yenilginin acısını tatmıştır.
***
Yeri ve zamanı gelince hayır deme riskini göze alamıyorsan Onurla yaşama hakkını hiçbir zaman elde demeyeceksin.
***
Yeri ve zamanı gelince kontrol altına alınamayan duygu ve davranışlar sorun ve sıkıntılarımızı artırır.
***
Yeri ve zamanı gelince verebilen insan malının sahibi, veremeyen insan o malın bekçisidir.
***
Yerinde kullanmayı bilirsen sukut sözden daha tesirlidir.
***
Yerinde ve zamanında olursa öfke ve tepki de yakışır insana.
***
Yıllarca gönlümde taşıdım, bundan sonra başımda taşıyacağım seni.
***
Yiğitlik, mertlik her insanda bulunsaydı bu kadar kıymetli olmazdı.
***
Yitik değerler derneğinden duyurulur: “Erdemli insan aranıyor!”
***
Yoğun faaliyet yalnızlık duygusunun üstünü örtüyor. İnsanda aktivite azaldıkça yalnızlık duygusu da güçleniyor. İnsan daha yakından hissediyor yalnızlığını.
***
Yoksulluğunu bilmeyen yoksullardan olma.
***
Yoksulun canı ucuz parası kıymetlidir. Zenginin parası ucuz canı kıymetlidir.
***
Yol uzundur, yürümek istiyorsan yükün hafif olsun.
***
Yolu bilmeyen kılavuzluk yapamaz.
***
Yorgunum! Maksudun Mevla ise beri gel konuşalım. Maksadın dünya ise bizden uzak dur.
***
Yüzün güleç, dilin tatlı, sofran açık olursa arkadaşın çok olur.
***
Yüzyıllardır oynanan aynı oyun değişen sadece oyuncular. Ezilenler ve ezenler. Ezenlerin küstahlığı ve şımarıklığı, ezilenlerin iniltisi ve ıstırabı.
***
Zalimi alkışlamak zulme ortak olmaktır.
***
Zaman, değerlendirmesini bilenler için kıymetlidir.
***
Zamanı katletme! İçinde bulunduğun anda ne yapılması gerekiyorsa onu yap.
***
Zamanımızı çalanlara karşı duyarlı olmalıyız.
***
Zayıflığını sorun ve sıkıntılarını abartarak örtmeye kalkma. Üzüntü ve acıları gereğinden çok sahiplenme. Boş vermesini, hoş görmesini bil.
***
Zengin bir gün, yoksul her gün ölür.
***
Zenginlik, mutluluğun garantisi değildir.
***
Zihinsel arınma olmadan sağlıklı yaşam olmaz.
***
Zillet ucuz, onur pahalıdır.
***
Zillete kimse talip olmaz.
***
Zilletten izzete giden yol yokuş, izzetten zillete giden yol iniştir.
***
Zor olan imkânsız değildir.
***
Zor olanı başarmanın zevki büyüktür.
***
Zor olanı imkânsız listesine alırsak yanılırız.
***
Zorluklar karşısında azmini, inancını yitirme. Yarın ki kazancın bugünkü kaybından fazla olabilir.
***
Zorluklar, sıkıntılar altındayken gülümseyebilen insan güçlüdür.
***
Zorluklar ve sıkıntılar yaşamın doğasında vardır. Misafir gibi gelir giderler. Olumlu tepki acılarını azaltır.


Yorum bırakın