Bunalımın pençesi, insanın gırtlağında,
Sızının dehşetlisi, insanın şakağında.

İnsanı inancından irfanından soydular,
Alnına, bir çağdaşlık damgası vurdular.

Beynini tırmalıyor, bunalımın acısı,
Sen, seni bilmeden, bitmez bu kimlik sancısı.

Sen yolunu yitirdin, kavramlar kavşağında
İzmlere tutsak edildin, gençlik çağında.

Onların her biri, bir kanca taktı ruhuna,
Çırpındıkça, gömüldün, bunalım batağına.

Mutluluğu alkolde, eğlencede aradın
Sen ki nefsine kul olmayı, kurtuluş sandın.

İçinden gitti, ahlak ve fazilet duygusu,
Yıllar geçtikçe, kuvvetlendi ölüm korkusu.

Ne felsefe doyurdu ne şarkılar avuttu,
Bunalım senin gibi, nice insanları yuttu.

Ey insan! Allah’a gitmeyen yollar karanlık,
Geçici zevklerin ardında yatar, pişmanlık…


Yorum bırakın